24.09.2017
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
Please, Forgive me  
Affetmenin Gücü

Affetmek her ne kadar başkası için yapacağımız bir şey gibi görünse de aslında kendimiz için yapacağımız çok önemli bir şey ve kendimize verecebileceğimiz en güzel hediye.

 Hayatta mutlu, başarılı, huzurlu olmak gibi arzularımız varsa eğer, affetmekten başka çaremiz yok.

 Affetmemek, kin tutmak karşımızdakini zehirlemeyi umarak zehiri kendimizin içmesinden farksız bir anlamda. Kalpte tutulan o sıkışmış enerji bence kalp hastalıklarının önemli sebeplerinden birisi.   Affetmediğimiz her kişi ve olay için aslında eşimize, çocuklarımıza, arkadaşlarımıza vereceğimiz sevgiden çalıyoruz. Affetmediğimizde, affetmediğimiz kişi ile acı bağı ile bağlı kalıyoruz. Ancak affederek kendimizi bu acı bağından özgürleştirmemiz mümkün. 

 Affetmek yapılanı onaylamak değil, sadece bizi inciten kişinin bilinç düzeyinin o anda daha iyisini yapabilecek düzeyde olmadığını kavramak. Bilen, yaptığının sonuçlarını algılayan bir insan yapamaz, başkasına zarar veremez çünkü. Bu kişi bazan bir kaç üniversite bitirmiş olsa bile bazı açılardan bilinçsiz olabilir.

 Üniversiteler sadece zihni eğitiyor, kalbi ve bilinçaltını değil, ki davranışlarımızın kökeni bilinçaltından geliyor, zihinsel düzeyden değil. Bilinçaltı bir davranışa karar veriyor, bilinçli zihne düşense o davranışı rasyonalize etmek yani mazaret üretmek.

 Zaman zaman gazeteler de başlıklar görürüz; ‘bize neler oluyor’, ‘şiddete son’  vs. gibi. İnsanlardaki bu öfkeyi anlamakta zorlanırız. 

 Aslında öfkenin altında yatan çoğu  zaman incinmişliktir. İncinmeyi kabul edip, duygularımızla yüzleşmek  yerine,  üzerini  öfke ile kapatmak daha kolaydır genellikle.

 Şiddete son diyerek şiddet son bulmuyor maalesef. Şiddete son vermek istiyorsak, şiddet bizi bir gün ele geçirmeden önce yapmamız gereken en önemli şey önce kendimizi, sonra bizi inciten tüm insanları affetmek ve değersizlik duygularımızın üstesinden gelip kendimizi sevmeyi öğrenmek.   Bizi en çok inciten kişiler genellikle de en yakınlarımız, annelerimiz, babalarımız ve diğer aile üyeleri oluyor malesef.

 Şunu kavramak önemli:  Annelerimiz, babalarımız bizi incittiyse eğer, onlar kendilerine öğretilenler ve büyüme koşulları çerçevesinde kendi  doğru bildiklerini yaptılar.

 Çocuğun küçücük zihniyle başına gelen pek çok şeye anlam verebilmesi imkansız oluyor ve son derece basit bir şey bile çocuğun kendisini değersiz hissetmesine sebep olabiliyor. Büyüyünce de bilinçaltımızda, içimizde bu duygularla dolaşıyoruz . Sonuç en ufak bir şeyden alınma, çatışma; tabii artık adrenalin bir kez damarda dolaşmaya başladı mı mantık falan hak getire. Bana yol mu vermedin, haydi bakalım kavga..

 Dünyanın en mükemmel bir anne, babasının bile çocuğun ihtiyaçlarına tam olarak cevap vermesi imkansız. Mesela; çocuk kendi kendine saklambaç oynuyordur, beni babam bulsun diye saklanmıştır; siz kendi derdinizden onun saklandığını bile farketmemişsinizdir; al sana travma. Babam benim saklandığımı farketmedi, demek ki, ben değersiz ve önemsizim, görünmezim hatta. Sonuçta  bir şekilde çoğumuz değersizlik duyguları ve travmalarla doluyuz.

 Affettiğinizde bedeninizdeki tıkanıklıklar da açılacağı, evrensel enerji  bedeninizde daha rahat akacağı için hem sağlığınız olumlu etkilenecek hem de hayatınıza çekeceğiniz insanlar ve olayların da vibrasyonu daha pozitif olacaktır mutlaka.

 Sembolik olarak şöyle bir şey yapabilirsiniz (bilinçaltının dili semboller).. Bir kağıda sizi inciten tüm insanların adını sırayla yazıp,  karsısına seni sunun için affediyorum, ben özgürüm, sen özgürsün dedikten sonra yüksek sesle okuyun ve yazdığınız kağıdı yakın veya gömün . Tabii bu bir süreç , birden bire olmuyor zaman istiyor; ama önemli olan niyet etmek.

 Sonra tabi ki affetmeniz gereken en önemli kişi öncelikle kendimiz. Doğal olarak yol boyunca bir sürü hatalar haptık, malum hayatın provası yok. Önemli olan yaptığımız hatalardan ne öğrendik ona bakmak lazım.

 Evet, affetmek kolay bir süreç değil ve egolarımızın hiç hoşuna gitmiyor biliyorum, ama  kaybettiğimiz ruhumuzun parçalarını geri almamızın başka yolu yok.

Özlü Söz;

 Dünyayı olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz.”

Haftanın Affirmasyonu

 “Affetmek beni özgürleştiriyor. Kendim dahil beni inciten herkesi affediyorum .” 

AFFETMENİN GÜCÜ!!!

 Bir gün trenle seyahat eden birisi son derece huzursuz olan, genç bir adamın yanına oturmuş. Bir süre sonra genç adam uzak bir hapishaneden yeni çıkmış br mahkum olduğunu açıklamış. Mahkumiyeti ailesine o kadarutanç vermiş ki; ne ziyaretine gelmişler, ne de mektup yollamışlar. Ama genç fakir oldukları için seyahat edemediklerini, cahil oldukları için de mektup yazamadıklarını umuyor;her şee rağmen kendisini affetmiş olmalarını hayal ediyormuş. Ailesinin işini kolaylaştırmak için onlara mektup yazıp; tren kasabanın eteklerindeki çiftliklerden geçerken işaret koymalarını istemiş... Ailesi kendisini affetmiş ise raylara yakın elma ağacına beyaz kurdale bağlayacaklarmış. Kendisinin geri dönmesini istemiyorlarsa hiç bi şey yapmayacaklar, O'da trende kalıp batıya gidecek, belki de bir serseri olacakmış... Tren kasabaya yaklaşırken heyecanı o kadar artmış ki; pencereden dışarıya bakmaya cesaret edemiyormuş. Kompartman arkadaşı kendisiyle yer değiştirip onun yerine elma ağacına bakacağını söylemiş. Bir kaç dakika sonra elini genç mahkumun koluna koymuş; " Şuraya bak!" demiş. Göz pınarında biriken yaşlarla gözleri parlıyormuş gencin... " Her şey yolunda, bütün ağaç bembeyaz kurdalelerle bezenmiş!" O an bir ömrü zehirleyen bütün acılar adeta birden dağılmış, kaybolmuş:AFFETMEZSENİZ SEVEMEZSİNİZ; sevgisiz hayatta anlamsızdır!!!....

Affetmek, Karşınızdaki kişiye hak vermek anlamında değildir! Affetmek, O kişileri bırakıp kendine dönmek demektir... Birine karşı olumsuz duygular beslediğinde enerjin dışa dönüktür; affettiğinde ise enerjin sana doğru geri akacaktır. 

 İnsanlara bakıyorum! Affetmenin, karşılarındaki insanla uzlaştıkları anlamı taşıdığına dair bilinç geliştirmişler. Bu düşünce onları farkında olmadan kendilerinden uzaklaştırıyor. Enerjileri bu yüzden hep dışa dönük durumda ve kendilerini sebepsiz yere yorgun hissediyorlar!

Yaşam insanlara o günlük bir acı yaşatıyor, ama insanlar o acıyı yıllarca taşıyarak hayatlarını alt üst ediyorlar ve sonra da yaşama isyan ediyorlar. Duygulara dikkat edin demiştim. Onlar gelip geçicidir çünkü… Onları asla sahiplenmeyin. Onları sahiplendiğinizde bütün enerjinizi sahiplendiğiniz duyguya yüklemiş oluyorsunuz ve duygu sizden uzaklaştığında enerji de boşa gitmiş oluyor! Bunu kendinizde izleyebilirsiniz! 

 Aşk bir duygudur ve asla kalıcı değildir demiştim. Aşk-a yoğun enerji katar insanlar ve bir zaman sonra aşk ellerinin altından kayıp gider; O zaman hayal kırıklığına uğrarsın. Enerjin de Aşk ile birlikte uçup gitmiştir çünkü.

 Ben sana âşık olma demiyorum, ol; ama Aşk-ı sahiplenme! En gerçekçi aşk kimseye ihtiyacın olmadığında ortaya çıkar. Birisi içindeki boşluğu dolduracak diye aşk peşinde koşmak senin beklentilerini kısa sürede karşılar ama sonrasında hüsrana uğrarsın. Şimdiye kadar olduğu gibi!

 Ve sonra kadere, dünyaya, hayata isyan edersin. Onları uzun yıllar asla affedemezsin. İsyanın her geçen gün büyür. Oysa;

 Affetmek senden çok şey götürmez; Tam Aksine O, Kendine Verdiğin En Büyük Armağandır. 

 Sen, birisini affettiğinde onun haklı çıktığına dair inancınla yaşamaya devam ediyorken yaşamdan çok şey kaçırıyorsun. Bu anı, gerçek yaşamı kaçırdığının farkında değilsin. Onu kendine verdiğin bir armağan olarak gör! Bütün geçmişini kendine zindan etmene izin verme! Sen izin verdiğin için enerjin düşüktür! Sen izin verdiğin için dünyan çoğu zaman karanlıktır. Oysa senin dünyayı aydınlatacak muhteşem bir enerjin var!

 Enerjini kendine dönük kullan! Zihnin ve yüreğinle “nasıl daha mutlu olabilirim” diye düşün. Düşünce gücünü gereksiz şeylere harcama. Senin boşa harcayacak ne vaktin ne de enerjin var!

 Kendi potansiyelinin farkında olmayan insan yaşamın da farkında değildir.

 Her şeyi bırak akıp gitsin, süzüle süzüle… Bunu yapmak o kadar zor değildir; esnek ol; su gibi… Bırak bütün olumsuzlukların akıp gitsin. Bunu başaramıyorsun sana yardımcı olmak adına küçük bir uygulama yapabilirim.

 Lavabonun başına git ve suyu aç hafifçe… Bırak su aksın; suyun sesine odaklan sadece… Sonra alnının tam ortasında küçük bir deliğin olduğunu hayal et.e Başını bu şekilde lavaboya, öne doğru eğ. 

 Gözlerin kapalı kalsın. Zihnindeki olumsuz, sana acı katan her duyguyu tekrar düşün. Onları sert bir kalıp haline getir. Küçük mercimek taneleri şeklinde düşleyebilirsin. Acıları mercimek olarak resmet zihninde ve onları beyninin içinde gör! Hepsini bir araya topla ve sırala peş peşe… Asker gibi sıralı duruyorlar… Başın hala eğik durumda, su usulca akıyor… Ve mercimek tanelerini hareket ettir. Onlara komut ver; Unutma, komutan sensin! Alnının ortasındaki deliğe doğru yavaşça ilerliyorlar, görüyor musun?

 Şimdi alnının ortasındaki deliğe kadar geldiler ve senden dışarı çıkmak için izin istiyorlar. Bunu gör zihninde! Ve şimdi onlara izin ver. Bırak akıp gitsinler lavabonun içine doğru; suyun sesini dinle ama gözlerini açma… Mercimek taneleri su ile birlikte kayboluyorlar… Zihninin içinde son birkaç tane kaldı. Onlarda şimdi lavaboya atladırlar. 

 Ve su, son mercimek tanelerini de aldı götürdü. Su biraz daha aksın, mercimek taneleri lavabonun içinde artık gözükmüyorlar ve su onları çok uzağa götürdü; gözden kaybolduklarını gör!

 Şimdi beyninde bir boşluk olmalı. Alnındaki deliği kapat ve beyninin üst tarafına bir delik aç sonra da güneşi hisset. Tam tepende. Sarı ışık saçıyor ve o ışın taneleri beynindeki delikten içeri doğru girerek içerideki boşluğu dolduruyorlar. Bu tatlı sıcaklığı hisset. Başının üzerindeki deliği kapat ve suyun sesine tekrar dön. Gözlerini açma… Su akıyor… Ve Musluğu kapatabilirsin. 

 Seni mutsuz eden her şey beyninden dökülüp gitti az önce…

 Sen izin verinceye kadar da beyninde yer etmeyecek!

Unutma sen izin verinceye kadar…

 Hadi şimdi git ve kendini kucaklayarak tebrik et!



Affetmenin inanılmaz özgürlüğü

insanlar sahip olduklarını her geçen gün terkediyorlar.Çok eskilere gitmeye bile gerek yok.Herkes kendi hayatını şöyle bir gözlerinin önüne getirsin.Bir kaç yıl öncesini, sonra gençliğini, çocukluğunu.....herkes hayatındaki sevgiyi, gülmeyi,neşeyi,mutluluğu terk etmiş.

 evet terk etmiş, 

kolay olanı seçmiş.

sabır yerine sabırsızlığı,

 sevmek yerine sevmemeyi,

 anlayış yerine anlayışsızlığı,

 huzur yerine huzursuzluğu,

 İyilik yerine kötülüğü,

 affetmek yerine nefret etmeyi seçmiş.

 Seçmiş seçmesine de, belki bilerek belki de bilmeden ,bu seçimleriyle sadece kendisine zarar vermiş, hala da vermeye devam ediyor.

 Bir düşünün ; küs olduğunuz , affetmediğiniz biriyle karşı karşıya geldiğinizde ne hale geliyorsunuz? 

 Bakışlarınız nereye bakacağını şaşırıyor , bedeniniz rahatlığını kaybedip robotlaşıyor, katılaşıyor.Nefesiniz daralıyor.En sonunda ya ordan kaçıyorsunuz yada iyice agresif bir hal alıyorsunuz.

 İşte hep seçimlerimizi kolaydan yana yaparak, bizi biz yapan değerlerimizi terkederek, insanlık vasıflarımızdan uzaklaştık.Şimdi gelinen nokta ise , tam anlamıyla bir yitim.

 Küresel ısınmadan tutunda , ülkeler arası savaşlar, insanların birbirlerine verdikleri zararlar,hırsızlık,kapkaççılık ,hastalıklar vs vs .. saymakla bitmeyen bir yok oluş senaryosu.

 Bugunün dünden farkı neydi ki , bu hale geldik?

 En başta dediğim gibi ,herkes kendi yaşamına bir geri dönüş yaptığında ,bu sorunun cevabını bulur.

 Cevap bulundu, yaşamımızda daha çok paylaşım,daha çok sevgi,daha çok doğallık,daha çok sağlık hakimdi.Peki ama şimdi ne yapacağız.Çok basit.

 AFFEDECEĞİZ,SEVECEĞİZ,POZITİT OLACAĞIZ


 

Ne düşünürsen onu yaşarsın. Bu kadar basit 

 Pozitif düşünüp,pozitif yaşayacağız.

 AN da kalacağız.

 Ne geçmiş , ne de geleceğin bir hükmü yoktur.Yaşadığımız AN ın hükmü vardır.

 Bütün bunları yapmak ,sahip olduğumuz ego yüzünden pek de kolay değildir.Ama bir kere ego yu kontrol altına alabilirsek, işte o zaman istediğimiz hayatı yaşarız.

 Ego nun kontrolü , yüreğin sesini dinlemekten geçer.Yüreğin sesini yükseltmekse sevgi varlığı olmaktan geçer.

 Sevgi varliği olmak ; Yaşadığımız hayatın sorumluluğunu üstlenmek ,başımıza gelen her şeyin ,bizim en yüksek hayrımız için gerçekleştiğini bilmek ve bu biliş hali içinde herşeye sevgi ile yaklaşmak.

 Önce affetmekle başlayın .Affetmekle başlayın ki, yüreğinizi affetmediklerinizin yükünden kurtarın.Bu yükten kurtulsun ki yürek, sesini duyurabilsin ,onu dinlemek isteyenlere.

 DENEMESI BEDAVA

 Akşam uyuma vaktiniz geldiğinde,sıcacık yatağınıza uzandığınızda önce bütün bedeninizi iyice sıkıp bırakın.Bütün bedeninizi gevşetin.Derin derin bir iki nefes alın.Zihninizi temizleyin.Aklınızdan geçen düşüncelere takılmayın.Bırakın onlar gelip geçsinler.

 İyice rahatlayıp gevşedikten sonra , gözlerinizi kapatın ve tam karşınıza kendinizi getirin.Kendinizin gözlerinin içine bakarak;

 

SENİ AFFEDİYORUM 

 SENİ KENDİ İYİLİĞİM İÇİN AFFEDİYORUM

 SENİ ÖZGÜR BIRAKIYORUM

 SENİ KENDİ ÖZGÜRLÜGÜM İÇİN ÖZGÜR BIRAKIYORUM

 BANA YAŞATTIĞIN BÜTÜN DENEYİMLER İÇİN SANA TEŞEKKÜR EDERİM

 AFFEDİLDİN VE ÖZGÜRSÜN

 deyip, karşınızda duran kendinizin gözlerinin içine bakın ve onu baştan aşağıya ,sevginin rengi olan PARLAK VE CANLI TOZ PEMBE ye boyayın.Pembe kıyafetler giydirebilirsiniz,direk bedenini pembeye boyayabilirsiniz.İçinizden nasıl yapmak geliyorsa öyle yapın.Sonra ona sarılın ve yüreğinizdeki en güzel sevgiyle onu kucaklayın ve sonra ,

 SEVGİYLE YOLUN AÇIK OLSUN 

 deyip, gönderin.

 Sonra affetmediğiniz, kızdığınız,sinir olduğunuz,nefret ettiğiniz herkesi yavaş yavaş teker teker bu şekilde serbest bırakın.Serbest bırakın ki, bedeninizi,yüreğinizi bu esaretten özgür bırakın ve bu yükten.

 İlk başta hiç kolay olmayacak.Hatta daha çok sinirleneceksiniz.Bunun nedeni hep onları suçlu görmeniz olacak.Özellikle kendinizi çok zor affedeceksiniz.Ama yaşanılan herşeyin bir deneyim olduğunu kabul edersenız , ki..gerçekten öyledir.O zaman daha kolay olacaktır.

 Nasıl ki, üniversiteye gitmek için ilkokul,ortaokul,lise bitirmek zorundaysak , aynen hayatta böyledir.Bir yerlere ulaşmak için basamak basamak çıkmak gerekir.Bu basamaklar hayatta yaşadığımız deneyimlerdir.Bunlardan dolayı hiç kimse suçlu değildir.Önemli olan bu yaşanılmış deneyimlerden ders almaktır.Hayatta acı diye tanımladığımız her şey ,aslında görebilirsek çok derin sıçrama yapma noktalarımızdır.

 Sadece yürekten inanın.

 Tek anahtar budur.

 Yürekten inandığınız herşeyi yaparsınız.

 Koşulsuz sevgi halinde olmaya çalışın.

 ''YARADILANI SEVERIM YARADANDAN ÖTÜRÜ'' Yunus Emre


AFFETME MEDİTASYONU

 

·        Başkasını Affetme

 Affetmek istediğiniz kişiyi gözünüzün önüne getirerek o kişiye aşağıdaki telkini söyleyin.

Ben seni affetmeye niyet ettim.

Ben seni kendi iyiliğim için affediyorum.

Ben kendimi sevdiğim için affediyorum.

Sana en güzel düşüncelerimi gönderiyorum.

Seni serbest bırakıyorum.

Sen özgürsün,

Ben özgürüm.

Karmik planımdaki seninle olan anlaşmamı iptal ediyorum.

Seninle yaşadıklarımı sevgiye dönüştürüyorum.

Seni seviyorum ve

SENİ AFFEDİYORUM.

 (kalbinizden o kişinin kalbine pembe ışık gönderin ve bu meditasyonu 1 hafta boyunca yapın.)

 

 

·        Kendini Affetme


 

Kendinizi gözünüzün önüne getirerek aşağıdaki telkini söyleyin.

 Yaşadığım ve yaptığım her şeyi seviyorum.

Tüm yaşadıklarımı yaşanması gerektiği için yaşadım.

Yaşadığım ve yaptığım her şey için kendimi onaylıyorum.

Beni bir başkasının onaylaması gerekmiyor.

Ben kendimi onaylıyorum.

Ben kendimi seviyor ve beğeniyorum.

Yaşadığım her şey benim kendi seçimim.

Verdiğim her karar kendi seçimim.

Ben tüm kararlarımı ve yaşadığım her şeyi onaylıyorum.

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru