16.08.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
BİRLİĞİ HİSSETMEK  
BİRLİĞİ HİSSETMEK

Varlık: ‘KEMAL YOLCUSU’ 

İNSANLARA istedikleri kadar, isteyebilecekleri kadar ver. Sana da veriliyor. Ver ki, her verdiğin damlanın arkasından şelâleleri karşıla. Mukavemet edebildiğin kadarını al, aldığın nispette ver. Ama hiç esirgeme. Çünki bu sana, tükenmek bilmeyen bir menbadan gelmektedir. 
Şu cömert tabiata bak. Her şeyi önüne sermiş, hepsi yalnız senin için... Gökte yıldızlar, etrafta seni mesteden renkler, hislerini uyuşturan nağmeler, ne varsa yalnız senin için meydana gelmiştir. Sen de cömert ol. Tabiatın malı olan insandan tabiatın hiçbir şeyini esirgeme. Bununla beraber yalnız bir şeyi verme: Istırap!.. Bırak, zaten onlar insan olmakla, onu aramaya koşmuşlar demektir. Sen onları ıstıraba sürükleyen bir rehber olmaktan daima çekin. Başkasından aldıklarını yine başkasına ver. Asla esirgeme. Çünki sen, bil ki, yalnız senin için değilsin. Işığı yalnız kendin için saklama ki, fazlası da seni yakmasın. Kafanı bilgisiz, gönlünü kapalı tutma ki, seni karanlıkta bırakmasın. Zaten sonunda da yine her şeyi aldığın yere bırakacak değil misin? Alem değiştirirken sana kalan, senin olan yalnız görgü ve tecrüben değil midir? 
Hayatının bittiği yerde, başladığı yerdeki gibi annen, baban var mı? Annen, baban ve ötekiler birer üniforma gibi hep dünyaya ait şeyler değil midir? Ölümün ötesinde müşfik bir anne kalbi yoktur. Bununla beraber, artık senin bu şekilde bir şefkate, bir anne himayesine de ihtiyacın yoktur. Sen, intibak ettiğin âlemlerin kanun ve icaplarına göre yaratılan bu kâinatta her anneye ihtiyacın olduğu zaman, onu, bütün vasıflarıyla birlikte sana kucağını açmış bulacaksın. Bundan emin olabilirsin. Tanrı, tekâmülün için ne icap ediyorsa hepsini hazırlamış ve önüne sürmüştür. Kâinatta mevcut olan her şey senin için, senin tekâmülüne lâzım olduğu için varolmuştur. Buna karşılık vazifen, sadece ilerlemenin icaplarını yerine getirmendir. 
Korkma, hiçbir şeyden korkma. Tanrı’yı düşün. Yaratılış gayeni hatırla. O zaman hiçbir şeyden korkmamak lâzım geldiğini esasen anlamış bulunursun. Korku, nefsani endişelerin beslendiği ve ruhumuzun derinliklerinden fışkıran İlâhi Nur’un, fiillerimize aksetmesine engel olan maddi bir arızadır. Kendi kendinizden korkmayınız. Korku, ruhun kabalığındaki karanlıkta gizlidir... İçinizi dökünüz. Hakikati arayınız. Onu aydınlatınız. İçinizin nuru üzerinde birikmiş cehalet bulutlarını sıyırıp benliğinizi görünüz. Bunu yapabildiğiniz takdirde, onun nurunun parlaklığı karşısında uyuşup kalmayınız. 
İnsanlara bak. Onların tekâmüllerini Tanrı hakkındaki telâkkileriyle ölçmeye çalış. Sahip oldukların için sevinme, lâyık olduğun için senin olmuştur. Sahip olmadıkların için üzülme, vakti erken bulmuştur. 24 saatin bir tanesinde de kendi içine dön, onu dinle. Basit realitelerin anahtarları sendedir. Başkasına sorma, herkesi yorma. Senden daha ileride olduklarını zannettiğin kimseleri gökyüzünde arama. Hiçbir şey senden uzakta değildir. Allah bile... Gözlerini kapa, kâinatı gör. Gözlerini aç gene kâinatı gör. Bakmak kâfi değil, görmek lâzım. Eşyanın hikmetini düşün. Onun varlığının gayesinin sen olduğunu bil.


Sezişini kuvvetlendir. Kelimeler kısırdır, nağmeler mahduttur. Hudutsuzluk sana ancak seziş kanalı ile gelmektedir. Sezerek gör, sezerek işit, sezerek anla. 
İnsanların maddelerinden ruhlarına süzül, oradaki cevherleri tanı. Hiç kimseye hor bakma. Başkalarını hor görüyorsan eğer, için paslı, prizman sisli demektir. İçini yont, parlat, kalbinden her türlü şüpheyi at. O zaman kâinatı kaplayan bu muamma sislerinin eridiğini, arkasındaki hakikatlerin billurlaştığını, eşyayı ve varlıkları kendi değerlerinde görmeye başladığını anlayacaksın. 
Hayattan çağrıldığın zaman, bu daveti esefle karşılama. Bunun, senin hakkında hayırlı olduğunu bil. Çünki bu davet senin tekâmülün için bir zarurettir. Gideceğin yer gitmekte olduğun yerden daha basit değildir. Her hareketin bir tekâmüldür. Duraklayışın, hatta zaman zaman gerileyişin bile. İnsanların topyekununa bak. Bir kısmı hayatta neşenin peşinde koşarlar. Onlar, içlerinin karanlığında boğuldukları için onu ararlar. Bazıları yalnızlıktan kaçar. Onlar da kendileriyle, kendi vicdanlarıyla yalnız kalmaktan korkarlar. Bir kısmı boş, bomboş konuşur. Öyle kimseler vardır ki, yalnız dinlemeyi tercih ederler. Anlamak için. Etrafını dinler, tabiatı dinler ve nihayet kendini dinler. Dinledikçe anlar, anladıkça öğrenir ve tekâmül eder. 
İnsanları dinle, dinlemeden anlamak mümkün değildir. İyi anlaşmış insanlar sana hep misaldir. Onlar birbirlerini dinledikleri için anlamışlar ve anlaşmışlardır. 
Etrafında her şeyi sev. Her şeyde, herkeste iyi bir taraf bulmaya çalış. En kötü zannettiğin insanda bile, en kıymetli cevherin bulunduğunu unutma. İnsanların iyi taraflarını, kendilerinin dahi farkına varamadıkları kıymetleri bir dâhi gibi keşfet. Başkalarının buldukları kıymetlerle yetinme. Cevherler senin anlayış prizmandan geçmedikçe, senin seziş kanalına girip, senin mantık terazinde ayarlanmadıkça yetinme. Ara, hakikatleri ara. Kendini her an imtihana hazırlanan bir tabele gibi hisset, senin için. Başkalarına karşı borçlu olduğunu bil, onlar için... Etrafındakilerin, tekâmüllerinde vazifeli olduğunu hiçbir zaman aklından çıkarma. Ancak o vakit kemal yollarının o ölçülmez sonsuzluğunda rehbersiz ve yaya kalmamış olursun. Etrafındakileri görünüz. İnsanlarla anlaşmaya çalışınız. Bütün insanları duyup anlayamazsanız, insanım demeye ne hakkınız vardır? 

İnsanları seviniz. Siz de bir insansınız. İnsanlara acıyınız. Siz de her türlü şefkate ve himayeye muhtaçsınız. İnsanları hoş görünüz. Siz de kusurlarla dolusunuz. İnsanlara yardım edin. Siz de çok şeyler bekliyorsunuz. Dinlere hürmet ediniz; onlar, yüzyıllar boyunca yapılan tekâmülün beşeriyete sağladığı en yüksek realitelerdir. Kendi ruhunuzu Allah sanmayınız. İktidarınızı mübalâğa etmeyiniz. Başkalarının plânlarına hürmet ediniz. Başka varlıkların tekâmül plânlarına saygı ve hürmet beslemek, belirli bir bilgi seviyesinin ortaya çıkardığı bir edep ve vazife idraki ile mümkündür. Ayrıca, buradaki hürmeti, hürmetle ilgili fonksiyonların icaplarını yerine getirmek cehdi olarak da anlamaklığınız yerindedir. Aynı zamanda saygı ve hürmet, âlemleri kaplayan sevgiden kendine düşen bir nasibe de sahiptir. Bilgi, sevgi hâlinde tecelli etmiş, sevgiden hizmet vazifesi ve idraki filizlenmiş ve filiz, saygı ve hürmet çiçekleriyle süslenmiştir. Ne mutlu o insanlara ki, sevgi halesiyle sarılı hürmet çiçekleriyle bezenmiş hizmet çiçeklerine sahiptir. Ne mutlu o varlığa ki, bin bir meşakkatle yetiştirdiği o çiçekleri buket buket, onu koklamak isteyenlere büyük bir sevinç ve tevazu ile sunmayı kendisine vazife edinmiştir...

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru