19.10.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
BASINDA ÖYD  

Basında ÖYD

6 Aralık 2001 tarihli Milleyet Gazetesi’nde Ölüme Yakın Deneyimlerle ilgili bir haber yayınlandı. Haber, gazetenin ilk sayfasında “Kalbi duranlar ölümü anlattı” başlığı ile tanıtılmış ve konunun devamı geniş bir şekilde 4. sayfada “Ölüp dirilenler öte yanı anlattı” başlığı altında yer almış. 
Haber, İngiltere Southampton Hastanesi uzmanlarının BBC’de yayınlanmak üzere hazırladıkları bir belgeselden bahsediyor. Belgeselin konusu; “Ölüme Yakın Deneyimler” (Near Death Experience, NDE). Ölüme Yakın Deneyimler, (ÖYD) klinik olarak ölmüş olan insanların fizik dünya dışındaki bir ortama yaptıkları ziyaretlerin genel adıdır. Bu deneyimi yaşayan kişiler tıbbi müdahaleler sonucunda yeniden yaşamaya başladıktan sonra yaşadıkları bu aşkın deneyimi gayet iyi bir şekilde hatırlıyorlar. 
Şimdi dilerseniz gazetedeki bu haberden bazı alıntıları aktaralım:
“İngiliz doktorlar, insanoğlunun, varoluştan bu yana cevap aradığı ‘Ölümden sonra yaşam var mı?’ sorusuna yanıt bulmak için kolları sıvadı. Southampton Hastanesi doktorlarına bu konuyu araştırmaları için gerekli onay verildi.
Araştırma kapsamında doktorlar, kalbi bir süre duran ve tıbbi müdahaleyle, tekrar yaşama döndürülen 1000’e yakın kişiyle bire bir görüşerek, deneyimlerini belgeselleştirdi. BBC’de yayınlanacak araştırma sonuçları, 1000 kişiden yüzünün solukları kesildikten sonra çeşitli deneyimler yaşadıklarını ortaya koydu. 
Çalışmayı yürüten doktorlardan Sam Parnia, 63 hastayla bire bir görüştüğünü ve bu kişilerin tamamının solunumlarının, kalp atışlarının ve beyin aktivitelerinin bir süre için durduğunu söyledi.
Parnia, 4 kişinin benzer sıradışılıkta tecrübeleri olduğunu da belirtti. Bir akıl hastalığı ya da inanç sorunu olmayan bu dört kişi de, ölümleri sırasında bir tünelde yolculuk ettiklerini veya ölü akrabalırıyla konuştuklarını hatırladı.”
Haberden de anlaşılacağı üzere aslında ölüme yakın deneyim vakaları oldukça sık yaşanmaktadır. Bir de, yaşadıklarını alaya alınma, küçümsenme, sanrı görmekle, hastalanmakla suçlanma gibi korkulardan dolayı anlatmayanları hesaba katarsak bu sayı oldukça kabaracaktır.
Özellikle son yıllarda ÖYD başta olmak üzere pek çok ruhsal fenomenin konu edildiği filmlerin de sayısında gözle görülür bir artış var. (Daima, Ghost, 6. His, Yeşil Yol, Aşkın Gücü vs.) İnsanın kendini tanıması ve anlamasında oldukça önemli yararları olan ruhsal fenomenlerin gündeme gelmesi ve araştırılması oldukça yararlı. Fakat zaman zaman özellikle ülkemizde medya kuruluşları, bu tip konuları ciddi bir araştırma yapılmadan, insanlara temel bilgiler verilmeden, ticari kaygılarla gerçeklikle hiç ilgisi olmayan, yozlaştırılmış birtakım sunumlarla gündeme getirebiliyorlar. Ülkemizde bu konuda, ilgili kurumlarda oldukça geniş bir boşluk mevcut. Fakat yazımızın konusu olan Milliyet Gazetesi, haberi objektif ve tarafsız olarak aktarmış.
ÖYD, bireylerin klinik olarak “ölü” kabul edildikten sonra yeniden diriltildikleri ve kendilerine gelmelerinin ardından, bu deneyim sırasında fiziksel bedenlerini terk ettiklerini ve ölümden sonra gidilen bir yeri ziyaret etmiş olduklarını anlattıkları olaylardır. 
ÖYD’ler 1975’te ilk olarak psikiyatrist ve aynı zamanda felsefe doktoru olan Raymond A. Moody’nin bu konu üzerinde yazmış olduğu çok satan kitabı Life After Life’ı (Ölümden Sonra Yaşam) yayımladığı zaman gündeme gelmiştir. Elizabeth Kübler-Ross da eşzamanlı olarak aynı türdeki bir araştırmayı yönetmiş olduğunu açıklayarak Moody’nin bulgularını yinelemiştir. Gerçekten de, bu fenomene giderek daha çok araştırmacı el attıkça, ÖYD’lerin yalnızca şaşılacak kadar yaygın olmakla kalmayıp aynı zamanda yaşamın ölümden sonra da sürmekte olduğunun en zorlayıcı kanıtlarının elde edildiği görülmüştür. 1981’de yapılan bir Gallup araştırması sekiz milyon ya da kabaca yirmide bir erişkin Amerikalının bir ÖYD deneyimlemiş olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca bu ankette Amerikalıların %71’inin ölümden sonra hayata inandıkları ortaya çıkmıştır. 1986’da Chicago Üniversitesi “National Opinion Research Council” (Ulusal Görüş Araştırması Konseyi) tarafından yapılmış bir ankette yetişkin Amerikalıların yüzde 42’sinin ölmüş bir kimse -genellikle bir yakın akraba- ile kişisel irtibatta bulunmuş olduğunu hissettiğini açıkladığını görüyoruz. Kişisel bir ruhsal tecrübe geçirdiğini söyleyenlerin %78’i ölmüş kişiyi gördüğünü, %50’si sevdikleri kişinin konuştuğunu duyduğunu, % 18’i ise o varlıkla gerçekten diyalog kurabildiğini söylemiştir. Daha da şaşırtıcı olanı, aynı ankette, ölümden sonra hayatı reddeden azınlığın %30’unun bile ölmüş birisiyle kişisel bir irtibat deneyimi geçirdiğini hissettiği açıklanmıştır. 
ÖYD’ler evrensel bir fenomen görünümündedir. Bu deneyimler hem sekizinci yüzyıl Tibet’in Ölüler Kitabı’nda hem de iki bin beş yüz yıllık Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda ayrıntılarıyla anlatılmış bulunmaktadır. Eflâtun, Devlet adlı kitabının onuncu bölümünde, Er adındaki bir Yunanlı askerin cenaze töreninde, cesedinin yakılma anından birkaç saniye önce dirildiğinden söz eder; bu asker, bedenini terk ederek “dar bir tünelden” geçip ölüler ülkesine gitmiş olduğunu söylemiştir. Bede de bir sekizinci yüzyıl yapıtı olan A History of the English Church and People’da (İngiliz Kilisesi ve Halkının Tarihi) benzer bilgiler vermiştir ve Harvard’da din araştırmaları okutmanı olan Carol Zaleski Otherworld Journeys (Ötealeme Yolculuklar) adlı son kitabında, Orta Çağ edebiyatının ÖYD örnekleriyle dolu olduğunu işaret etmektedir. 
ÖYD yaşayanlar tek tip demografik özelliklere sahip değildir. Yani toplum içinde istatistiksel olarak aynı özellikleri taşımazlar. Çeşitli çalışmalar, ÖYD’lerle, bir kimsenin yaş, cinsiyet, medenî durum, ırk, din veya ruhsal inançlar, toplumsal sınıf, eğitim düzeyi, gelir, yaşadığı ülkenin ya da evin büyüklüğü gibi öğeler arasında hiçbir ilişki bulunmadığını göstermiştir. ÖYD’ler tıpkı şimşek çakması gibi her an ortaya çıkabilmektedir. İman sahibi kişilerle hiçbir inancı olmayanlar arasında da ÖYD açısından hiçbir fark yoktur.
ÖYD fenomeninin en ilginç görünümlerinden biri de, deneyimlerin arasındaki tutarlılıktır. Tipik bir ÖYD özetle şöyle açıklanabilir:
Genellikle klinik ölümü takiben kişiler kendilerini (ya da şuurlarını) fizik bedenlerinin üzerinde havada yüzer bir vaziyette buluyorlar. Birkaç saniye sonra büyük bir hızla bir karanlığın ya da bir tünelin içinden geçiyorlar. Parıltılı bir ışıkla aydınlanmış bir alana vardıklarında, yakın geçmişte ölmüş dost ve akrabaları onları sıcak bir biçimde karşılıyorlar. Genellikle tanımlanamaz güzellikte bir müzik duyuluyor ve gözlerinin önünden dünyada gördüğü her şeyden daha güzel görüntüler -dalgalanan çayırlar, çiçeklerle dolu vadiler ve parıldayan nehirler- geçiyor. Bu ışıkla dolu dünyada hiçbir acı ya da korku duyulmuyor, içleri neşe, sevgi ve barış duyguları kaplanıyor. Büyük bir şefkat duygusu yayan bir ışık varlıkla ya da ışık varlıklarla karşılaşılıyor, tüm yaşam gözlerinin önünde panoramik bir biçimde yeniden canlanıyor. Bu daha büyük gerçeklik âlemi kişileri kendisinden o denli geçiriyor ki, orada kalmaktan başka hiçbir şey istemiyorlar. Bununla birlikte, bir varlık onlara henüz zamanın gelmediğini söylüyor ve dünyasal yaşamına geri dönmesi ve fiziksel bedenine tekrar girmesi için onları ikna ediyor. 
Ölüme Yakın Deneyim yaşayanların olay esnasındaki ruhsal haletleri ve bu haletlerin birbirine benzerliğinin yanı sıra hemen hemen aynı sırayla ortaya çıkmasıda oldukça ilginçtir. Bunları başlıklar halinde sıralayacak olursak:

-Ölmüş Olma Hissi
-Sükûnet ve Rahatlama
-Tünel Yaşantısı
-Işıklı Görüntüler
-Işıklı Varlık
-Hayata Geri Bakış
-İstenmeyen Dönüş
-Değişik Zaman ve Mekân Duygusu

ÖYD, yaşamımızda alıştığımız günlük sınırlamaları ortadan kaldırıyor. Kimileri bir dakika ölü kalmış olmalarına karşın “Sanki asırlardır oradaydım,” diye ifade etmişlerdir. 
Dr. Raymond Moody’nin ilk çalışmalarının ışığı altında birçok araştırmacı konu ile ilgili oldukça fazla örnekler tespit ederek dünyaya bu fenomeni tanıtmaya ve bilimin dünya ve öte dünya ile ilgili bilgilerini tekrardan gözden geçirmeye davet etmişlerdir. Bu araştırmacılara birkaç örnek vermek gerekirse başta Dr. Raymond Moody, Dr. Melvin Morse, Dr. Mıchael Sabom, Dr. Grosso ve Kenneth Ring’ i sayabiliriz.

ÖYD’ler ile ilgili daha detaylı araştırma yapmak isteyen okurlarımız aşağıdaki eserlerden yararlanabilirler:

•Karşı Tarafın Işığı, Dr. Raymond Moody, Ruh ve Madde Yayınları
•Ölüm Yeni Bir Doğuştur, Elisabeth Kübler-Ross Ruh ve Madde Yayınları 
•Ölüm Anıları, Dr. Michael Sabom, Ruh ve Madde Yayınları
•Ölüm Sonrası Deneyimler, Dr. Melvin Morse-Paul Perry, Ege Meta Yayınları.

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru