13.12.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
YENİ ÇAĞ HAREKETİ  

Yeni Çağ Hareketi

Yeni Çağ denen çok şaşırtıcı ruhsal bir hareket bizleri her yanımızdan sarmakta. Televizyonlar ondan bahsediyor. Gazetelerde hep bu türden yazılar çıkıyor. Kitapçıların rafları bu konuyla ilgili kitaplarla dolup taşıyor.
Ruhçuluk anlayışıyla Yeni Çağ anlayışı arasında belli bir fark olup olmadığını incelememiz gerekir. Yeni Çağ, sadece toplumsal bir hareket, tıpta uygulamalar bulan bir akım ya da bir felsefe değildir. Aynı zamanda ruhsal bir hareket olarak da görülmektedir. Ve ruhçular da bu alanda kendilerini uzman olarak niteliyorlar.
Kitle iletişim araçları bu farklı hareketi tasvir etmek için Yeni Çağ adını vermişler. Yeni Çağ adını taşıyan ne kilise, ne enstitü, ne okul, ne de organizasyon var. Bu görüşteki çeşitli gruplar bağımsız olarak, belki de birbirinden habersiz olarak çalışıyorlar.
Yeni Çağ ile Ruhçuluk aynı şeyler olmamasına rağmen, aralarında bazı benzerlikler var. Mesela tedavi alanında. İkisi de varlıkların beden, düşünce ve ruhtan oluştuğuna, ruh dünyasıyla iletişim kurmaya inanıyor. Ayrıca kişisel sorumluluğu ve özgür iradeyi vurguluyorlar.
Fakat birçok konuda da farklı görüşlere sahipler. Özellikle Tanrı'nın kim ya da ne olduğu, iyi ve kötü hakkındaki düşünceler konusunda. Yeni Çağcılar bütün ruhsal haberleşmelere herhangi bir kanıt olmadan da inanıyorlar. Tekrardoğuş olgusuyla, tarot kartlarıyla, viya tahtalarıyla ilgili düşünceleri var. İpnotizm aracılığıyla geçmiş yaşamları kanıtlamaya çalışıyorlar.
Ruhçuların ilkeleri ve yasaları vardır. Bunlar basit ve birkaç tanedir. Fakat Yeni Çağ hareketi geniş ve çok yönlüdür. Hiç kimse bütün hareketi tek başına tanımlayamıyor. Her şeyi kapsayan bir kitap da yok henüz.
Ruhçuluk kendisinin değişimlere açık ilerici bir hareket olduğunu gururla belirtmesine rağmen, gerçekçi olunması gerekir. Ruhçular saf, acemi, bulutlarda dolaşan hayalci tipler değil. Teorilerini daima kanıtlamaya ve serinkanlı olmaya çalışırlar. Bu özellikler bazı Yeni Çağcılarda yok.
Yeni Çağ hareketini birçok yönleriyle inceledim. Tecrübeli bir ruhçu olarak, ikisi arasında bazı farklılıkları ve benzerlikleri ele aldım.
İnsanların, hayatın anlam ve amacını sorduklarını, bu konuda bilgi almaya çalıştıklarını biliyoruz. Herkesin gönlünde büyülü ve anında oluşan çözümlere bir özlem yatmaktadır. Bunaltıcı özellikteki kişisel ve toplumsal sorunlara basit cevaplar istiyorlar.
Bu yüzden çok sayıda kişi şu anda çok popüler olan Yeni Çağ hareketine yöneliyor. Aslında bu sorunlara ruhçuluk da cevaplar sağlayabiliyor, fakat ne yazık ki hep doğru yerde, doğru zamanda olamıyor. Ayrıca ruhçuluk hareketini kamuoyuna yaygın bir şekilde tanıtacak basın yayın organı da yok. 
Şimdi, Yeni Çağ'ın neler sunmakta olduğuna bir göz atalım. Yeni Çağ hareketinin çeşitliliğinden ötürü, enkaz altından incileri ortaya çıkarmak çok zor.
Bütünsel tedavi olarak bilinen alternatif tıp ve şifacılık Yeni Çağ'dır. Organik tarım Yeni Çağ'dır. Yeni Çağ bize hem içsel dengenin nasıl elde edileceğini, hem de sağlıklı olmak için bedenin, zihnin ve ruhun nasıl birleştirileceğini öğretiyor. Ruhçular, bütünsel tedavinin birçok özellikleriyle aynı fikirleri taşıyor.
Fakat Yeni Çağ'ın en bilinen yanı kanallaşmak. Bu ayrıca ruhçular için de en büyük ilgi alanı durumunda.
Kanallaşmak nedir? Kamuoyunun bu konuya olan ilgisi 1985'de başladı. 1987 yılına kadar da ABD'de onbinlerce kanallaşmış insan ruhlarla görüşmeye başlamıştı bile. Bu işten para da kazanıyorlardı.
Modern ruhçuluğun trans medyomluğuna benziyor. Fakat kanallaşmış insanlar bugünün popüler ruhsal medyomları olmasına rağmen, bunlar modern ruhçulukla çok az ilgileniyorlar ve konu hakkındaki bilgileri de çok az.
Ölümden sonraki hayatı kanıtlamak için ölmüş akrabalarla temas kurmayla ilgilenmiyorlar. Daha çok diğer planlardan ya da gezegenlerden yardım almayı, yol gösterilmeyi istiyorlar. Bu medyomlar, rehber ya da "varlık" adını verdikleriyle temas kuruyorlar.
Kanallaşmak günümüzde o kadar yaygın ki, ABD'de herhangi bir insan onaylanmış okul ve kolejlerde bu konu üzerinde gece dersleri alabilmektedir.
Bu durum üstelik büyük bir ticari olgu haline de geldi. Mesela Shirley McLaine, binlerce kişinin her defasında 300 pound ödeyerek girdiği seminerlerinden büyük bir servet kazandığını belirtmişti.
Fakat kültürlü ve tecrübeli bir modern ruhçuya göre, bu yeni ruhsal hareket hemen hemen her şeye inanmak isteğini ve benzersiz saflığı gösteriyor. Herhangi bir ruhsal rehberi ve boş lafları ilahi olarak kabul etmek, bütün insan ırkının bilinmeyen gezegenlerden gelmiş olan dünyadışı varlıkların genetik denemelerinin ürünü olduğuna inanmak, UFO'lardaki varlıklarla temas kurmak için kristallerle şifa yapmak gibi şeyler bol bol mevcut.
Öyle görünüyor ki, Yeni Çağcıların en son istediği şeyler bilimsel kanıtlar.
Ruhçuluk ile Yeni Çağ arasındaki diğer bir fark Tanrı'nın Baba oluşu üzerinde. Ruhçular Tanrı'nın içimizde bulunduğuna ve bizlerin O'nun bir parçası olduğuna inanır. Yeni Çağcılar ise her insanın birer Tanrı olduğuna inanıyor.
Yeni Çağcılar Tanrı'yı sevmenin kendini sevmek anlamına geldiğini çünki bizim kendimizin tanrısal olduğumuzu söylüyorlar. Bizler Tanrıysak, o zaman bizim ahlaki değerler dediğimiz şeyler geçerliliğini yitirir. Mutlak "Ben" geçerli olur.
" Varlıklarla" haberleşmenin getirdiği Yeni Çağ düşüncelerinin başka bir bakış açısına göre, bir insanın iyiden ve kötüden bağımsız olduğu inancıdır.
J. Z. Knight Yeni Çağ'ın kanallaşmış bir insanıdır. Atlantisli 3500 yaşında bir savaşçı olduğu söylenen, Ramtha adında bir "ruh varlığıyla" temas halindedir. Knight, Tanrı'nın ne iyi ne de kötü olduğunu söylüyor. Herhangi bir ahlaki ilkesi de yok. Ona göre şeytan diye bir şey yoktur. Şeytan sadece bilgisizliğin sonucudur ve gelişim süreci içinde geçici bir tecrübeden ibarettir.
Eğer buna inanacak olursak, bizim için yanlış olan hiçbir şey kalmıyor; cinayet veya çocuklara tecavüz bile. Gelişmek ve tekamül etmek için her varlık hayat içinde her tecrübeye ihtiyacı olacaktır, cinayet ve çocuklara tecavüz etmek gibi...
Ruhçular her insanın doğa yasalarına bağlı olduğuna inanırlar. Fakat Yeni Çağ düşüncesine göre, "bizler kendi gerçeklerimizi kendimiz yaratırız." O halde, neyin gerçek, neyin değil olduğunu tartışmak, herhangi bir kanıt aramak gereksiz ve amaçsız bir uğraş haline gelmektedir.
Garip yerlerden uyarılar geliyor. Joe Fisher, "Aç Hayaletler" adlı kitabında şöyle diyor: "Çok sayıda kanallaşmış varlığın, toplumun ahlaki, dinsel ve kültürel değerlerini mahvetmeye kararlı olduğuna inananlar var. Sessiz ve derinden ama inançlı bir şekilde, bu varlıklar geleceğimizi şekillendirmeye niyetli olduklarını belirtiyorlar."
Aynı zamanda günümüzde birçok doktor ve psikolog, ipnotizma yoluyla tekrardoğuş ve geçmiş yaşam hatırlamaları incelemelerine ciddi olarak eğiliyor. Bu tür incelemeler Yeni Çağcılar arasında çok yaygındır.
Virginia Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ian Stevenson şunları söylüyor: "Rüyalara hiç önem vermeyen birçok insan, ipnoz sırasında ortaya çıkan her şeyin değerlendirilebileceğine inanıyorlar. Fakat ipnotize olmuş insanın durumu, rüya gören bir insanın durumuna benzer. İpnotik olarak uyandırılan kişilikler tümüyle imajinatiftir, tıpkı rüyaların içerdikleri gibi. Tekrardoğuşa ek olarak, kendiliğinden hatırlamalar için çeşitli açıklamalar getirilebilir. Örneğin bu hatırlamalar telepatinin, durugörünün, hatta ölmüş bir varlığın obsesyonunun sonucu olabilir." Ruhçular Dr. Stevenson'un bu fikirlerine katılmaktadır.
Fakat yine de bu yeni ruhsal hareket zaman içinde kararlı hale gelebilir ve olgunlaşabilir. Tıpkı buğdayın kabuktan çıkması gibi. Yeni Çağ'ın olgunlaşması tam bir fenomendir.
Dürüst olmak gerekirse, fiziksel medyomlarla, sahtekarlar ve çekişmelerle karşılaşan ruhçuluk bile, gelişimini ve organize olup günümüzdeki halini almasını aradan geçen 140 yıla borçludur. 
Yeni Çağ'ın geleceğini tahmin etmek zor olsa da, gözardı edilecek bir olgu olmadığını bilmek gerekir. Hatta, kamuoyuna mal olmuş bu haliyle, Yeni Çağ'ın ışığı gittikçe parlayabilir ve ruhçuluğun güvenilir ve sabit tecrübelerini gölgede bırakabilir.

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru