23.06.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
HOMEOPATİ NEDİR  

                       BENZERİ BENZERLE Tedavi Etme Metodu HOMEOPATİ

 

Yunanca Homos (benzer) ve Pathos (acı, azap) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen Homeopati, benzeri benzerle tedavi etmek olarak tanımlanan ilkelere dayanan tedavi yöntemidir. Homeopatide ilaçlar özel standartlarda doğal maddelerden oluşur ve vücudun kendi kendini iyileştirme gücünü aktive ederek çalışırlar. Bu yöntem, 1796 yılında Alman tıp doktoru Samuel Hahnemann (1755-1843) tarafından ortaya atılmış, tanımlanmış ve uygulanmıştır. Hahnemann 1790'da o zamanlar önemli bir ilaç olan kinin maddesiyle ilgili bir deney yapmak istiyor. Bu maddeden aldığında yüksek ateş ve baş ağrısıyla karşılaşıyor. Ardından tekrar aynı maddeyi alınca yüksek ateş ...

 

 Yunanca Homos (benzer) ve Pathos (acı, azap) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelen Homeopati, benzeri benzerle tedavi etmek olarak tanımlanan ilkelere dayanan tedavi yöntemidir. Homeopatide ilaçlar özel standartlarda doğal maddelerden oluşur ve vücudun kendi kendini iyileştirme gücünü aktive ederek çalışırlar. Bu yöntem, 1796 yılında Alman tıp doktoru Samuel Hahnemann (1755-1843) tarafından ortaya atılmış, tanımlanmış ve uygulanmıştır. Hahnemann 1790'da o zamanlar önemli bir ilaç olan kinin maddesiyle ilgili bir deney yapmak istiyor. Bu maddeden aldığında yüksek ateş ve baş ağrısıyla karşılaşıyor. Ardından tekrar aynı maddeyi alınca yüksek ateş ve baş ağrısının geçtiğini ancak zehirlenmenin başladığını görüyor. Üçüncü denemede ise kinini sulandırıp seyrelterek alıyor ve rahatsızlık tamamen ortadan kalkıyor. Sulandırılmış kininler hazırlayıp pek çok kişinin tedavisinde bunu kullanıyor. Bu buluşuyla Paris'e gittiğinde ise Dünya Sağlık Örgütü tamamlayıcı ve alternatif tıp başlığı altına koyarak bu yöntemi onaylıyor. Böylece Homeopati ortaya çıkıyor.  
 

1- Homeopatinin temel ilkesi nedir?

Sağlam ve sağlıklı insanda herhangi bir hastalık veya dengesizlik meydana getirerek, bir veya birkaç bulguyu ortaya çıkartan doğal madde veya maddelerin, aynı bulguları taşıyan sağlıksız insana veya hayvana belli yöntemlerle sulandırılarak ve dinamize edilerek verilmesi sonucu canlının sağlığına kavuşturulması prensibine dayanır.

Bu ilkeye "Similia Similibus Curentur" denir. Daha basit olarak, sağlam bir canlıda hastalığı meydana getiren doğal madde, aynı tip hastalığa sahip canlıda hastalığı ortadan kaldırır. Buna örnek olarak kahveyi verebiliriz. Kahve kalp çarpıntısı ve uykusuzluğa sebep olur. Bu nedenle kalp çarpıntısı ve uykusuzluğa sebep olan hastalık kahvenin yüksek sıvılaştırılmış formu ile tedavi edilebilir.  

2- Homeopati hastalığı nasıl tanımlar ve nasıl tedavi eder?
Homeopati hastalığı organizmanın bütününe ait bir denge bozukluğu, bedenin, zihnin ve ruhun bütün olarak etkilenmesi olarak tanımlar. Hastalığın sebebi belirli bir organda aranmaz, söz konusu olan, bedenin yaşam enerjisinin, kendi iyileştirme gücünün dengesinin bozulmasıdır. Bu yüzden homeopatide farklı organların bozukluklarına göre farklı ilaç verilmez. Bütünsel bozukluğu düzenleyecek bir ilaç kullanılır. 

3- Homeopati ile her hastalığı iyileştirmek mümkün müdür?
Homeopati hastalığı değil, hastayı tedavi eder; çünkü hastanın genel sağlık dengesi yerine konduğunda vücut kendi kendisini çok daha rahat tamir ve tedavi edebilir. Homeopatinin de sınırları vardır. Örneğin cerrahi müdahalenin şart olduğu durumlar ve diş tedavisinin gerektiği durumlar… Homeopati hızlı ilerleyen vakalarda çabuk etki eder. Ateş, grip gibi enfeksiyonlarda başarılı şekilde kullanılabilir. Problem kronikleşmişse ve şikayet uzun süredir devam ediyorsa iyileşme daha uzun sürer. Aynı zamanda diğer tedavi yöntemleri ile düzelmesi çok uzun süren astım, artrit, deri hastalıkları gibi rahatsızlıklarda homeopati kısa sürede etki gösterir. Grip, kızamık, suçiçeği, viral hepatit, viral menenjit gibi viral enfeksiyonlarda homeopati çok etkilidir.

4- Homeopati nasıl uygulanır?
Homeopatik tedavi, 3000'in üzerinde doğal maddenin, farklı sulandırmalardaki solüsyonlarının, farklı saat veya gün aralıklarında hastaya verilmesi şeklindedir. Homeopatinin en önemli öğesi olan teşhis-tanımlamadan sonra solüsyonların hazırlanış şekli büyük önem arz eder. Maddeler ondalık veya yüzdelik birimler olarak sulandırılır.  

5- Kullanılan ilaçların yan etkileri var mıdır?
"Potensiyalizasyon" denen özel bir hazırlama metodu ile homeopatik ilaç, bitkisel ve hayvansal madde ile minerallerin tedavi edici gücü açığa çıkarılarak hazırlanır. Bu nedenle ultra düşük dozlardaki homeopatik ilaçlar toksik değildir, yan etkileri yoktur.

6-  Homeopatide hastalık nasıl teşhis edilir?
Homeopati uzmanı hastası ile çok geniş çaplı bir anamnez uygular, yani hastanın tıbbi hikayesini öğrenir. Böylece hastası hakkında bir fotoğraf ortaya çıkar. Homeopat'ın soracağı sorularla hastanın yemek tercihi, psikolojik durumu, çevresi ile münasebetleri, korkuları ve uyku durumu hakkında bilgi edinilir. Böylece durumu öğrenilir ve uygun homeopatik tentürle tedavi edilir. Anamnez süresi 1-2 saat sürebilir. 

7- Uygun ve doğru ilaç nasıl seçilir?
Uygun olan tentürü seçmek oldukça zor bir işlemdir. Her bitki drogunun tentürü kendine has karaktere sahiptir. Hastanın hastalık belirtilerine ve drogun karakteristik özeliklerine bakılır, uygun olan tentür seçilir. Sadece uygun olan tentürü seçmek yetmez, aynı zamanda uygun olan inceltmeyi de (sulandırma, kuvvetlendirme) iyi bilmek gerekir.

8- Neden sıvılaştırma (inceltme, sulandırma) işlemi yapılır?
Homeopatik ilaç hastanın durumunu hafif yükseltmektedir, böylece bağışıklık sistemini harekete geçirmek için drogu mutlaka inceltmek (sulandırmak, sıvılaştırmak, kuvvetlendirmek) gerekir, aksi halde istenen etkiyi elde etmek mümkün değildir. Ayrıca birçok doğal drog zehirli olup inceltmeden alınırsa zehirlenmelere neden olabilir.

Samuel Hahnemann yaptığı araştırmalarda bir drogu ne kadar inceltirse etkisinin o kadar artığını tespit etmiştir. Buna dinamikleşme de denir. İnceltme, damlalarda alkolle, haplarda süt şekeri ile olur. Önce ana drog (ana madde) elde edilir; alkol veya süt şekeri ile inceltilir. Örneğin önce arı zehiri elde edilir, bundan bir kısım 9 kısım alkolle karıştırılarak, iyice çalkalanır ve homeopatide D1 adı ile anılan tentür elde edilir. Bu tentürden bir kısım tekrar 9 kısım alkolle karıştırılır ve iyice çalkalandıktan sonra D2 tentürü elde edilir. D2'den bir kısım 9 kısım alkolle karıştırılarak iyice çalkalanır ve D3 tentürü elde edilir. Bu işlem D30'a kadar tekrarlanabilir. D1=1/10, D2=1/100, D3=1/1000'e eşittir. Buradaki çalkalama işlemi çok önemlidir; çünkü moleküllerin alkol içinde aynı oranda dağılması gerekir. Tentür üreten firmalarda çok özel çalkalama aletleri mevcuttur ve çalkalama işlemi 2-3 hafta sürer.

9- İlaç kullanımı sonrası iyileşme nasıl ve ne kadar sürede gerçekleşir?
İlk olarak kötüleşme gözlenebilir. Dilusyon (damlama) veya globulinin (hap) alınmasından sonra hastanın genel durumunda geçici olarak kısa süreli bir kötüleşme olursa, bu korkulacak bir durum değildir. Hastanın geçici kötüleşmesi, bağışıklık sisteminin vücuttaki rahatsızlık veren etkenlere (mikroplar) karşı mücadele etkinliğini gösteren bir etkendir.
 
Hızlı ilerleyen durumlarda iyileşme çok çabuk -bazen dakikalar içinde- gerçekleşebilir. Mide ülserinde olduğu gibi, aylar, hatta yıllar boyunca gelişen şikayetler, haliyle bir günde ortadan kaldırılamaz. Karmaşık vakalar içeriden dışarıya doğru iyileşir. Diğer deyişle, yüzeysel bulgular (örneğin cilt sorunları) en son ortadan kalkar.

10- Homeopati tedavisinin etkisini azaltan besinler ya da maddeler var mıdır?
Kimi hastaların kahve, sarımsak, soğan, çay, sigara ve alkolden uzak durmaları önerilir. Bu maddeler bazı ilaçlarla etkileşime girmekte veya ilacın etkinliğini yok etmektedir. Dikkat edilmesi gereken şey, keskin kokulu mentol ve naneli yiyeceklerdir. Keskin aromatik kokulu maddeler homeopatik ilacın çalışmasını etkiler.

11- Psikolojik kaynaklı rahatsızlıklarda da kullanılabilir mi?
Migren, astım, peptik ülser, alerji, ülseratif kolit gibi psikolojik kökeni olan rahatsızlıklarda homeopati çok etkili bir şekilde yardımcı olabilir.  Homeopati uzmanı her zaman bütün vakalarında özellikle hastanın ruhsal ve psikolojik durumu ile ilgilenir ve verdiği ilacın hem bedensel hem de psikolojik boyutta çalışanını seçer. Aşırı anksiyete, sinirlilik, güvensizlik, takıntılar, aşırı kıskançlık, paranoid düşünceler, depresyon, nevrozlar gibi ruhsal dengesizlikleri düzeltip hafifletebilir.

12- Homeopati çocuklarda da uygulanabilir mi?
Çocuklarda görülen grip, öksürük, ateş, kusma, ishal, dizanteri, kolik ağrılar, tonsilit, bronşit, astım, kızamık, suçiçeği, boğmaca, kabakulak, diş çıkarma problemleri, beslenme bozuklukları gibi rahatsızlıklar etkili ve çabuk bir biçimde, herhangi bir yan etki oluşmadan tedavi edilebilir. Tadı olmadığı için homeopatik maddeler çocuklar tarafından reddedilmez, aksine çok sevilir. Aynı zamanda homeopati çocuklarda görülen sinirlilik, inatçılık, öfke nöbetleri, korkular, fobiler, zarar verici davranışlar, parmak emme, tırnak ısırma, yatağını ıslatma gibi davranış ve karakter bozukluklarında, fiziksel ve zihinsel engelli çocuklarda da çok etkilidir.

Homeopati Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Gürsel Ne Diyor?

Homeopati, Türkiye ve Ortadoğu hariç her yerde son derece yaygın. Özellikle tıp doktorları, diş hekimleri ve veterinerlere eğitim veriliyor. Avrupa'daki üniversitelerde bu konuda kürsüler var. İngiltere'de ilk Homeopati hastanesi 1901 yılında kurulmuş. Örneğin son "Deli dana" furyasında İsviçre'de bütün inekler bu yöntemle tedavi edildi. Aynı şekilde, bütün İngiliz Kraliyet atları üzerinde bu yöntem uygulanıyor. Hatta 102 yaşında ölen Ana Kraliçe bile bu yöntemin uzmanlarıyla tedavi oldu. Tabii uzun yaşamaktan çok, sağlıklı ve kaliteli yaşam önemli.

 

Homeopati İlaçları ve Kullanılan Maddeler 

Homeopatik maddeler merhem, damla, tablet, granül, enjeksiyonluk çözelti gibi şekillerde hazırlanır, koyu renk şişelerde saklanır ve bu şekilde süresiz depolanır.
Kullanılan maddeler bitkisel (belladona, arnika, calendula), hayvansal (yılan, arı, köpek sütü, kıkırdak doku, göbek kordonu, mineral (altın, arsenik, fosfor, çinko, kalsiyum), asit (sülfürik asit, askorbik asit), tuz (sodyum, kalsiyum, magnezyum ve potasyum tuzları) ve enzimler (Koenzim A) şeklinde sıralanabilir. 

 

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru