15.10.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
MİSTİK ŞİİRLER  

ARTIK SORMUYORUM 

Artık sormuyorum,
Her dara düştüğümde;
''''Neden?'''' diye.
Oysa hayatımı sığdırmıştım,
O minicik söze umarsızca.
Yaşamak için sebepler buluyorum kendime,
Sevmek için kendimi, sebepler...
Yumup gözlerimi masum geceye;
BİZ oluyorum, BİR oluyorum,
Evrendeki her zerremle...

 

 

YOLCU 

"görüyorum ki, bir an önce varmak istiyorsun oraya. gerginsin 
kıpır kıpırsın, soluk soluğasın, yay gibisin ey yolcu 
coşkunluğun ne güzel, öfken ne güzel 
sana selam, sana saygı 
ey yolcu 

fakat düşündün mü yolunun uzunluğunu ? 
neler var yolunun üstünde, düşündün mü? 
koşar-adım aşabilecek misin şu dağı, geçebilecek misin 
bu hızla şu beli, tırmanabilecek misin bu solukla şu sırtı ? 
ovada dikenler yollara uçmuştur, kuru dereleri seller basmıştır, 
kar yağmıştır belki o tepelere ? böyle, uçar gibi geçip 
gidebilecek misin oralardan, hemen varabilecek misin oraya ? 
belki sırtlanlar üşüşmüştür leşlere, kuzgunlar tutmuştur belki 
yolları. belki silinmiştir ayak izleri yolcuların. 
bütün bunları düşündün mu ey yolcu ? çünkü sen, ne ilk yolcususun 
bu yolun, ne de son. 

derim ki sana : 
nehirler boyu git 
nerelerde ve niçin durgundur nehirler, 
nerelerde ve niçin hırçındır nehirler, 
nerelerde ve niçin mendereslidir, 
nerelerde ve niçin çağlayanlı ve de çavlanlıdır nehirler, 
gözlerinle gör, duy kulaklarınla 
gör ve duy ki, nasıl varır nehirler denizlere 

derim ki sana : 
denize varmaktır amacı nehrin, denize varmak, ey yolcu 
büyükse dağ, aşamıyorsa üstünden nehir, dolanır çevresini dağın. 
büyükse kaya, söküp atamıyorsa nehir, birikip birikip taşar 
üstünden, dolanır yanını yöresini. yokuşsa yolu, koşamıyorsa 
menderesler çizer nehir. uçurum çıkarsa önüne, kapıp bırakır kendini 
nehir, açar kanatlarını; varır varacağı yere, oraya denize 

derim ki sana : 
nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını 
sen de bir nehirsin ey yolcu 
senin de varmak istediğin bir yer var 
gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak 
engeller 
nasıl aşılır, öğren nehirlerden 
yarı yolda yokolup gitmek değildir 
amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya 
varmaktır oraya, ey yolcu 

derim ki sana : 
iyi oku yolunu, avucunun içi gibi bil 
dizlerini, ciğerlerini, 
yüreğini sıkı tut, iyi dengele 
ovada koşar gibi vurma kendini 
dik yokuşlara 
uçuruma atlar gibi bindirme kayalara 
"daha koş, daha koş" diye alkış tutanlara kanıp da, kesilip 
kalma yarı yolda 
dipdiri varmalısın oraya 
hız koşusu değil bu, 
ey yolcu, engelli koşudur bu 
engelleri aşa aşa, gücünü koruya 
koruya varmalısın oraya 
çünkü oraya varmaktır amacın, koşmak değil 
boşuna sevmedim nehirleri 
aktıkça büyümesi boşuna değil 
nehirlerin 
akan büyür, ey yolcu 
"erişir menzil-i maksuduna aheste giden" demiyorum ben sana, 
"tiz reftar olanın payine damen dolaşır " demiyorum. böyle 
demiyor çünkü nehirler. duracaksın, dolacaksın, atlıyacaksın, 
aşacaksın, koşacaksın ve varacaksın oraya, diyor nehirler. 
öyle diyorum ben de 
beni dinle, beni anla ey yolcu 

adım adım 
kulaç kulaç 
ilerliyor nehir 
yoklayıp 
araştırarak 
tartıp 
dengeliyerek 
adım adım 
pençe pençe 
ilerliyor nehir 
birdenbire koçbaşı 
birdenbire ipek bir çarşaf 
ve balıklar kurbağalar yosunlar 
köprüler ve yoksul değirmenleri bozkırın 
birdenbire bir uğultu 
birdenbire bir kıyamet 
bindirip 
çekilerek 
çekilip 
toparlanarak 
varıyor cüceleşip 
devleşerek 
varıyor 
nehirlerce kahkalarla 

şarkılar söylemeliyim 
nehirler gibi uzun 
nehirler gibi kollu 
nehirler gibi hırçın 
ve yumuşak 
ve nehirler gibi 
dur 
durak bilmeyen şarkılar söylemeliyim 

gitmek 
nehirlerle yanyana 
gitmek 
nehirler gibi zor 
nehirler gibi çetin 
nehirler gibi umutlu 
gitmek 
nehirlerden de öteye 
oraya 
taaa oraya 
o büyük kurtuluşa 
yüreğim 
yaralı kuşum 
topla ve aç kanatlarını" 

 

 

ÜSTAT 

Ben çok çalıştım dedi üstada
Öğrendim çalışıp çabalamayla
Anladım ve anlattım herkese sevgiyi
Ve öğrettim herkese öğrendiğimi, 

Biliyorum, artık yargılamıyorum
Biliyorum, iyi ve kötü diye ayırmıyorum
Artık biliyorum ki her şey Bir'dir
Ve biliyorum ki ayrılık bir hikayedir. 

İllüzyonu anlayarak aştım
Ermişlerin düşüncelerini kavradım
Kendimi geliştirerek aştım
Nefsimi yok etmek için çok çalıştım. 

Uyguladım meditasyon ve tefekkür
Ve her gün şükür ettim hep şükür
Artık biliyorum ki insan mükemmeldir
Ve onu ve her şeyi yaratan aynı Teklik'tir. 

Gülümsediğinde üstat ona
Anlamadı onu sanki bir ara 
”Bütün bunları yap demedim ben sana
Mutlu oldun mu? Sen onu söyle bana. 

Vardığında o tekliğe
Vardığını ve her şeyi unutabildin mi
Aydınlanınca zihninden geçenleri
Hafif bir tüy gibi bırakabildin mi? 

Eridiğinde evrenin ve yaşamın içinde
Ona içten ve dıştan aynı anda bakabildin mi
Sözcüklerle ifade etmeye ihtiyaç duymadan
İlk karşılaştığına sen bensin diyebildin mi? 

Bütün bunları yapabildiysen evladım
Aydınlandın ve artık bilge oldun
Evrenle bütünleştin ve de aynı zamanda
Yaşamın tüm sırrına vakıf oldun? 

Ama evlat bu sözümü iyice anla
Bütün bunları yap demedim ben sana
Sadece bir tek soruyu cevapla
Mutlu oldun mu? Sen onu söyle bana…”

 

 

YOL

"Sevmek" dedim.
"Yoluna ölmek" dedi.

"Yol" dedim.
"Alıp başını gitmek" dedi.

"Gitmek" dedim.
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.

"Dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.

"Yürek" dedim.
"Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.

"Dünya" dedim.
"Hayatın bir yüzü" dedi.

"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.

"Giz" dedim.
"Hep çözmeye çalıştığım" dedi.

"Çalışmak" dedim.
"Bitmeyecek öykü" dedi.

"Öykü" dedim.
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.

"Gizlemek" dedim.
"İşte, her şeyin bitimi" dedi.

"Şey" dedim.
"Sevda" dedi.

"Sevda" dedim.
"Peşinden koştuğum" dedi.

"Koşmak" dedim.
"Hayat, bir maraton" dedi.

"Hayat" dedim.
"Öyle kısa ki!" dedi.

"Niçin kısa?" diye sordum.
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.

"Yaşanması gereken ne var? " diye sordum.
"Aşk" dedi.

"Kaç kere?" diye sordum.
"Bin kere" dedi, "Milyon kere"

"Neden bir kere değil?" diye sordum.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.

"Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum.
"Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek"

"Acı çekmek mi?" diye sordum.
"Evet, aşk acısında yok olmak" dedi.

"Yok olunca!" dedim.
"İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.

"Gerçek aşk!" dedim.
"Büyük o!" dedi.

Durdum. Durdum. Ve sustum!

"Neden sustun?" diye sordu.
"Yüreğim titredi sanki" dedim.

"Neden?" diye sordu.
"Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!"

"Evet" dedi, "Büyük O!"
"Nerede?" diye sordum.

"Her yerde" dedi.

"Nasıl?" diye sordum.
"Yüreğini aç" dedi.

"Yüreğimi açmak!" dedim.
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi.

"Tebessüm" dedim.
"Her kapının anahtarı" dedi.

"Kapı" dedim.
"Girmeden bilemezsin" dedi.

"Ya korku!" dedim.
"Bilinmeyenden korkar insan" dedi.

"Ben bilmiyorum" dedim.
"Neyi?" diye sordu.

"Ben'i" dedim.
"Sen kimsin?" diye sordu.

"Ben kimim?" diye sordum.
"Sevgiyle beslenensin" dedi.

"Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"Büyük O'nun" dedi.

Durdum. Durdum. Yine sustum.

"Kimsin?" diye sordum.

"SEN'im" dedi.

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru