24.04.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
DHYANA VE SAMADHİ MEDİTASYON TEKNİKLERİ  

DHYANA  DERİN ODAKLANMA MEDİTASYON TEKNİKLERİ

Dhyana olarak adlandırılan meditasyon teknikleri yaşamın anlamını kavramak ve içsel bilgeliği geliştirmek için etkili araçlardır. Bu teknikler sayesinde zihinsel gerginlik ve duygusal huzursuzluk ortadan kaldırılmakta, gerçek benlik algılanmakta ve içsel gerçeklikle bağ kurulmaktadır. Doğuştan gelen içsel anlayış ve farkındalık uyanmaktadır. Spiritüel varoluş biçimleri ortaya çıkmaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Dhyana - Meditasyon Teknikleri kitabı)

Dhyana, zihinsel kontrolün ikinci aşamasıdır. Sanskritçe Dhyana kelimesi Dhyai sözcüğünden türemiştir. Dhyai sözcüğü 'derin konsantrasyon' veya 'meditasyon' demektir. Böylece Dhyana bilincin derin konsantrasyon aracılığıyla bir imgeye devamlı ve kesintisiz tutunma işlemidir.

Meditasyon sırasında, vücudun bütün hücrelerinin içine işlemiş bilinç enerjisi bir noktada toplanmaktadır. Beden-bilinç sistemi birleşmekte ve insan birlik bilincini yaşamaktadır. Bütün canlılarla bir ve aynı olduğunun bilincine varmaktadır. Diğer varlıklarla ve gerçek içsel benlikle yabancılaşma sona ermektedir. Birey boşluk ve kaygı duygularıyla boğuşmaktan kurtulmaktadır. Maneviyat yeni bir anlam kazanmakta, birey içsel doyuma ulaşmakta ve içindeki boşluğu doldurmaktadır.

Bir imgenin bilinçte yeterince uzun zaman, devamlı ve kesintisiz tutulması işlemi sayesinde konsantrasyon çok derin olduğunda Dhyana gerçekleşmektedir. Böylelikle devamlı ve kesintisiz derin konsantrasyon, meditasyon işlemidir. Yoga sistemine göre, konsantrasyon dikkati dağıtmadan 144 saniye sürerse, meditasyon gerçekleşmektedir.

Dhyana, aralıksız ve kesintisiz derin konsantrasyon yani meditasyon halidir. Dharana (konsantrasyon) halinde zihin hala farklı düşüncelere dalarak konsantrasyonu bozmaktadır, oysa Dhyana (meditasyon) halinde zihin kontrollü olduğu için konsantrasyon objesinden sapmamaktadır. Böylece Dhyana veya kesintisiz derin konsantrasyon veya meditasyon saatlerce aralıksız devam etmektedir.

Dhyana (meditasyon) daha önceki Dharana (konsantrasyon) basamağından farklıdır, çünkü odaklanma yeteneği keskinleştirilip geliştirilmiştir. Odak artık tek obje yerine bireyin bilincinin tamamına yayılmıştır. Dhyana esnasında zihin sessizleşmekte, düşünceler akımı durmakta ve dinginlik yaşanmaktadır.

Genelde zihin sürekli olarak parçalı ve dağınıktır; aynı anda bir sürü düşüncelerle dolmakta ve durmadan çalışmaktadır. Bu durumda tek bir obje üzerine odaklanmak olanaksız görünmektedir. Dhyana teknikleri sayesinde zihinsel enerjiyi toparlamak ve bir objeye yönlendirmek mümkündür.

Meditasyon esnasında birey zihnini konsantre olmaya zorlamaz; zihin kontrollü ve huzurlu olduğu için istenilen objeye odaklanır ve ondan kopmaz. Bu nedenle, Yoga sisteminin önceki altı basamağında verilen teknikleri uygulamadan gerçek meditasyon yapmak imkansızdır. Günümüzde yaygın olan uydurma sözde "meditasyon" yöntemlerinin Dhyana olarak adlandırılan gerçek meditasyon ile hiçbir ilgisi yoktur.

Meditasyonun bir başka önemli kuralı şudur: Enerjinin Şusumna Nadi kanalından serbest akması ve bireyin uykuya dalmaması için meditasyon her zaman Padmasana, Siddhasana veya başka sırtı dik tutarak oturuş pozisyonlarında (Bakınız Yoga: Asana'lar - Duruşlar kitabı) yapılmalıdır. Bazı Dharana (konsantrasyon) teknikleri sırtüstü yatarak yapılabilir ama Dhyana (meditasyon) teknikleri her zaman sırtı dik tutarak ve oturarak yapılmalıdır. Çünkü meditasyon esnasında birey her zaman bilinçli kalmalıdır.

Günümüzde uydurma "meditasyon" yöntemlerini sunan kişiler insanları sırtüstü yatırarak "meditasyon" yaptırmaktadır. Doğal olarak insanlar bu tür sözde "meditasyon" seanslarında uykuya dalmaktadır. Bu tür uydurma "meditasyon" seanslarının gerçek meditasyon teknikleriyle hiçbir ilgisi yoktur ve meditasyonun getirdiği yararları sağlayamaz. Gerçek meditasyonun yararlarına ulaşmak için birey meditasyon sırasında bilinçli ve uyanık kalmalıdır.

Meditasyon devamlı, kesintisiz ve bilinçli olmalıdır ki, birey meditasyon süresinde bilincin üst mertebelerine ulaşabilsin. Meditasyon bir objeye kesintisiz konsantrasyondan başlayan, bütün düşüncelerin yok olduğu ve yalnızca bu objenin tam şekilde farkındalığına varıldığı bir bilinç halidir.

Dharana, yani konsantrasyon süresinde her türlü düşünceler, anılar, hayaller, düşler ve fanteziler zihine üşüşmektedir. Zihnimizin ne kadar kontrolsüz ve her türlü düşüncelerle dolu olduğunu yalnızca bir objeye konsantre olduğumuz zaman farkına varırız. Dhyana, yani meditasyona vardıkça zihin artık kontrollü ve her türlü düşüncelerden özgürdür.

Su konduğu şişenin şeklini almaktadır. Bunun gibi zihin de bir objeye odaklandıkça bu objenin şeklini almaktadır. Yüce objelere odaklanan zihin, sonunda yücelmektedir. Sıvı yağ bir kavanozdan diğerine döküldükçe yağın devamlı sabit aktığı görülür. Eğer konsantrasyonun akımı söz konusu sıvı yağın, bir kavanozdan diğerine boşaltılmasındaki gibi devamlı, sabit ve kesintisizse, o zaman bu hal Dhyana yani 'meditasyon' olarak adlandırılmaktadır.

Meditasyon çalışmaları, Buddhi unsurunu aktifleştirmektedir. Buddhi zekasal işlemleri gerçekleştiren ve irade yetisinden, yeteneğinden sorumlu olan ince enerjetik organdır. Zihinsel işlemleri gerçekleştiren Manas bilgi toplamaktadır. Buddhi ise daha ince enerjetik organ olarak, bu bilgileri analiz etmekte ve nelerin nasıl yapılacağına karar vermektedir. Bu yüzden karar verme veya irade gücü, Buddhi unsurundan kaynaklanmaktadır. Meditasyon sayesinde Buddhi aktifleşmekte, zeka ve irade güçlenmektedir. İrade güçlendikçe meditasyon da güçlenmekte ve derinleşmektedir. Böylece meditasyon Buddhi unsurunu aktifleştirmekte, Buddhi ise meditasyonu artırmaktadır.

Gerçek meditasyon teknikleri takıntılı düşünceleri, panik atakları, nevrozları ve depresyonu iyileştirmektedir. Uydurma sözde "meditasyon" yöntemleri ise depresyona neden olmaktadır. Meditasyon teknikleri zihni iyi, olumlu, yaratıcı, ilham verici, sakinleştirici ve huzur verici düşüncelerle dolu kılmanın etkili bir usulüdür.

Meditasyon gerilim, gerginlik, bunalım, stres, sıkıntı, korku, endişe, lüzumsuz kaygı gibi şeyleri gidermekte, tansiyonu dengelemekte, zihinsel yoğunlaşmayı, berraklığı ve yaratıcılığı geliştirmektedir. Amacınız ne olursa olsun, meditasyon sizi çok iyi, derin ve etkileyici şeylerle yüzleştirecektir.

Günümüzde birçok kişi meditasyon yaptığını söylemekte ise de gerçekte yaptıkları sadece basit bir konsantrasyon uygulamasıdır. Eğer birey en azından 3 dakika bir objeye kesintisiz odaklanamıyorsa, o zaman bu kişinin yaptığı konsantrasyon çalışmasıdır ve meditasyon olarak adlandırılamaz. Tecrübesiz kişiler meditasyonun basit bir şey olduğunu düşünmekte ve herkese hemen meditasyon yapmayı önermektedir. Herkes bilmelidir ki, böyle bir kişi gerçek meditasyonun ne olduğunu bilmemektedir.

Bazı kişiler Yoga ve Meditasyonun birbirinden bağımsiz yöntemler olduğunu söyler ve hatta "Yoga ve Meditasyon" adlı kitap bile yazar, oysa Meditasyon çalışmaları Yoga sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Dhyana veya meditasyon Yoga sisteminin yedinci basamağıdır ve bu basamağı Yoga sisteminden ayırıp atarsak, uyguladığınız her neyse artık Yoga olarak adlandırılamaz. Ayrıca, Yoga yapmadan meditasyon yapmak olanaksızdır. Dürüst bir insan böyle bir çalışmaya başka bir isim vermeli veya demelidir ki bu, Yoga sisteminden alınmış bir uygulamadır. Nefessiz yaşam olamayacağı gibi Yoga'sız da meditasyon olamaz. Bu iki şeyi birbirinden ayıranlar ne Yoga'nın ne de meditasyonun gerçekten ne olduğunu biliyorlar.


SAMADHİ        ÜSTÜN ODAKLANMA    SÜPERKONSANTRASYON TEKNİKLERİ

Samadhi olarak bilinen süperkonsantrasyon teknikleri ise gerçek ruhi benliğin gerçekleşmesini ve yaşanmasını sağlamaktadır. Bu aşamada, bireysel ruh ile Evrensel Ruh arasındaki bağlantı net bir şekilde algılanmaktadır. Bireysel ruh Evrensel Ruh ile bütünleşmekte ve ölümsüz, bilgi ve mutlulukla dolu olan doğasını algılamaktadır. Birey Evrensel Ruhun bir parçası olduğunun farkına varmakta ve Onunla iletişim kurmaktadır. (Detaylı bilgi için bakınız Yoga: Samahdi - Süperkonsantrasyon Teknikleri kitabı)

Orijinal Yoga Sisteminin sekizinci basamağı olan Samadhi, zihinsel kontrolün üçüncü aşamasıdır. Samadhi kelimesi Sanskritçe Dhi sözcüğünden türemiştir. Dhi sözcüğü 'meditasyon' demektir.

Samadhi kelimesi iki sözcükten ibarettir: Sam ve Dhi. Sam sözcüğü 'süper' veya 'üstün' demektir. Böylece Samadhi kelimesi 'süpermeditasyon' anlamına gelmektedir. Samadhi, bir objenin bilinçte kesintisiz olarak tutulması işlemidir.

Yoga sistemine göre, meditasyon dikkati dağıtmadan 1728 saniye (yani 29 dakika) sürerse, süpermeditasyon gerçekleşmektedir. Son aşamada Dhyana (meditasyon) doruk noktasına ulaşmaktadır. Bu noktada meditasyon o kadar derindir ki, bilinç odaklanma objesinden kopmamakta ve hatta benlik hissi kaybolmaktadır. Bu hal, Samadhi (süpermeditasyon) olarak adlandırılmaktadır.

Orijinal Yoga Sistemine göre, süpermeditasyon dikkati dağıtmadan 48 dakika sürerse, Kayvalya gerçekleşmektedir. Kayvalya kelimesi Sanskritçe 'spiritüel özgürlük' anlamına gelmektedir. Kayvalya halinde birey maddi enerjinin sınırlarını aşmakta ve maddenin ötesinde olan ruhu yaşamaktadır. Maddi kölelikten kurtulup ruhi özgürlüğün tadını çıkarmaktadır. Günümüzde bir hinduizm tarikatı gerçek kimliğini saklamak için kendini "kayvalya yoga" olarak adlandırmaktadır. Sözde "yoga" çalışmalarını bir paravan gibi kullanarak bu tarikat zararlı inançlarını insanlara aşılamaktadır.

Kontrollü nefes alış verişleri, sakinlik ve huzur getirmektedir. Huzurlu zihnin konsantre olarak sabitleşmektedir. Sabit zihin içsel spiritüel ışık üzerine yoğunlaşabilmektedir. Böylece, birey maddi objelerden başlayıp, sonunda ruhi objelere odaklanmaktadır.

Doğal kristalin yanında bulunan objelerin rengini alışı gibi, zihin sessizliğe kavuşunca, üzerine yoğunlaştığı objelerin şeklini almaktadır. Bu esnada bilen, bilgi ve bilinen bir olmaktadır. Meditasyonun bu zirvesi Samadhi (süpermeditasyon) olarak adlandırılmaktadır.

Zihni belirli bir obje üzerinde yoğunlaştırmak Dharana, yani konsantrasyondur. Devamlı ve kesintisiz konsantrasyon Dhyana, yani meditasyondur. Zihin gerçek öze dalınca ve kişisel özün farklı olma duygusu kaybolunca Samadhi, yani süpermeditasyon gerçekleşmektedir.

Konsantrasyon, meditasyon ve süpermeditasyon bir ardıl işlem şeklinde yerine getirildiğinde Samyama gerçekleşmektedir. Zihnin bir obje üzerine yoğunlaşması ve Dharana, Dhyana, ve Samadhi basamaklarından geçmesi, Samyama olarak adlandırılmaktadır. Böylece bu üç basamak birlikte Samyama adıyla bilinmektedir.

Samyama kelimesi iki sözcükten ibarettir: Sam ve Yama. Sam sözcüğü Sanskritçe 'süper' veya 'üstün', Yama ise 'kontrol' demektir. Böylece Samyama kelimesi 'süperkontrol' anlamına gelmektedir. Kontrol aşama aşama gelişmekte ve Yoga sisteminin sekizinci basamağında süperkontrole dönüşmektedir.

Samyama, bilgelik ve aydınlanma getirmektedir. Bu aydınlanma yavaş yavaş, aşama aşama gerçekleşmektedir. Bu uygulamanın birçok aşaması mevcuttur. Birey birçok ince farkındalık safhalarından geçmektedir. Yoga sisteminin üç son basamağı öznel açıdan, daha etkileyicidir. Yine de bu üç son basamak herhangi bir objeye dayanmayan, gerçek saf Samadhi ile mukayesede dışsaldır. Saf Samadhi, zihnin fark gözetme doğasının etkilerinden özgürdür.

Odaklanmanın başka bir yönü de vardır. Odaklanma esnasında bilinç obje ile birleşmektedir. Bilinç obje ile birleştiğinde, objenin bilinçten kayması engellenmektedir. Süpermeditasyon esnasında bu birleşme tamamlanmaktadır. Bunu vurgulamak için Samyoga terimi kullanılmaktadır.

Samyoga kelimesi iki sözcükten ibarettir: Sam ve Yoga. Sam sözcüğü Sanskritçe 'süper' veya 'üstün', Yoga ise 'birleşmek' demektir. Böylece Samyoga kelimesi 'süperbirleşme' anlamına gelmektedir. Birleşme aşama aşama gerçekleşmekte ve Yoga sisteminin sekizinci basamağında süperbirleşmeye dönüşmektedir.

Samadhi, veya tam odaklanma, gerçek öz ile bir olmak ve meditasyonun objesi ile birleşmek yeteneğidir. Zihnin bu halinde algılayan ve algılama objesi algılama eyleminin aracılığıyla birleşmektedirler. Bu bütün düşünce ve eylemlerin gerçek birliğidir. Samadhi hali Yoga yolundaki bütün çabaların zirvesidir. Bu Yoga mükemmelliğidir, veya bireysel ruh ile Evrensel Ruhun bağlantılı halidir.

Samadhi Yoga çalışmalarının meyvesi, semeresi veya ödülüdür. Samadhi halinde birey günlük gerçekliğin ötesine geçmekte, tüm canlı varlıklarla ilişki halinde olduğunu kavramakta, evrenle bağlantı kurmakta, aydınlanma ve esrime durumuna ulaşmaktadır. Bireysel ruh Evrensel Ruh ile bir olmakta ve aralarında herhangi bir ayrılık duygusu bulunmamaktadır.

Samadhi, huzur ve tam olma, genişlemiş farkındalık ve şefkatli nesnellik durumudur. Bu durumda, birey dünya üzerinde olmakta ama dünyaya ait olmamaktadır. Önemsiz günlük hayatının ötesine taşan coşku yaşamakta, içsel kavrayış ve bilme hissiyle dolmaktadır.

Samadhi halinde tam bilinç ve en yüksek haz tecrübe edilmektedir. Samadhi'de Yogi Evrensel Ruhla birleşmekte ve hiçbir zaman ifade edilemeyecek şeyleri hissetmektedir. Yine de Yogi hissettiklerini paylaşmak ve anlatmak ister. Samadhi halinde hissedilenleri sözlerle yeterli derecede iletmek imkansızdır, çünkü zihin bunları tarif etmek için söz bulamamaktadır.

Samadhi halinde, hissedilen huzur, haz ve mutluluk bütün kavrayışları aşmaktadır. Samadhi Yoga sisteminin son aşamasıdır. Meditasyonun zirvesinde birey Samadhi haline ulaşmaktadır. Samadhi halinde insanın bedeni ve duyuları uykuda olduğu gibi dinlenmektedir, zihin ve mantık uyanıklık halinde olduğu gibi tetiktedir, yine de birey bilincin ötesindedir.

Samadhi halinde birey tamamen bilinçli ve uyanıktır. Birey sakin ve huzur içinde olduğu için Evrensel Ruhun evrenin kaynağı olduğunu algılar; her şey Ondan gelmiş ve Ona dönecek. Birey Anahata Çakra merkezinde bulunan gerçek öz'üne yani ruha dönmektedir. O zaman derin uykuda olduğu gibi bedenin, zihnin ve zekanın faaliyeti durduğu için, 'ben' ve 'benim' hissi kaybolmaktadır. Birey gerçek Yoga haline ulaşmaktadır. Bu halde yalnızca bilinç, hakikat ve tarifsiz haz tecrübe edilmektedir. Bütün kavrayışları aşan bir huzur yaşanmaktadır.

Samadhi halini anlatmak için, zihin söz bulamıyor ve dil tarif edemiyor. Samadhi'de tecrübe edilenleri başka tecrübelerle kıyasladığında Yoga Üstadları bunu, "Neti! Neti!" yani "O, bu değil! O, bu değil!" şeklinde ifade etmektedir. Bu hal, yalnız tamamen susarak ifade edilebilir. Samadhi halinde Yogi maddi dünyayı terk edip ebediyete kavuşmaktadır. O zaman bilen ve bilinen ikiliği kaybolmaktadır, çünkü bilen bilinenle birleşmektedir.

Tuzun suda eriyip su ile bir olması gibi, zihin ruh ile bir olduğunda, buna Samadhi denilir. Prana inceleşince ve zihin Prana'yı içine çekip, Prana ile bir olduğunda, buna Samadhi denilir. Maddi öz ile ruhi öz eşit olup birleşince ve bütün Sankalpa'lar yok olunca, buna Samadhi denilir. Dünyevi hazlara ilgisiz olmak çok zor, evrensel gerçekleri algılamak daha da zor, gerçek Yoga Üstadının yardımı olmadan Samadhi haline ulaşmak bundan da zor ve olanaksız.

Birçok insan, Samadhi halinin her şeyin sonu olduğunu düşünmektedir. Çerçekte ise Samadhi başlangıçtır. Samadhi kesinlikle dünyayı terketme işlemi değildir. Hiçbir şey sona ermiyor yalnız maddi tecrübe aşaması bitiyor, fakat yeni bilinmeyen ruhi tecrübe aşaması başlıyor.

Samadhi halinden döndüğünde, bireyin bilinç yapısı tamamen değişir. Bununla birlikte, birey normal hayatını devam ettirebilir, ama her zaman bu hayatın bir oyun olduğunu hatırlar. O, günlük görevlerini sürdürmeye devam eder, ama artık en yüksek kozmosa ait olan bilgi, kudret ve hikmet hazinesiyle bağlantıdadır.

Samadhi halinde Pratyahara işlemi tamamlanmaktadır. Pratyahara çalışması sırasında, duyular Manas'a, yani zihinsel düzeye, Manas Buddhi'ye, yani zekasal düzeye, Buddhi Ahamkara'ya yani maddi ego düzeyine çekilmektedir. Birey duyularını, zihnini, zekasını ve maddi egosunu incelemekte, keşfetmekte ve deneyimlemektedir. Samadhi halinde bu işlem tamamlanmaktadır.

O zaman, Ahankara Atma'ya, yani ruhi ego düzeyine çekilmektedir. Geçici maddi ego ebedi ruhi ego ile birleşmektedir. Böylece Yogi ikilikler dünyasından kurtulmaktadır. İkilikler dünyasının kökü, iki egonun mevcut olmasıdır: maddi ego - ruhi ego; "Ben bedenim" - "Ben ruhum"; geçici öz - ebedi öz. İnsan her gün bu ikiliği tecrübe etmektedir ama bunu umursamamaktadır.

Herkes çift farkındalığa sahiptir. İnsan düşünüyor ve düşündüğünü biliyor ve düşündüğünü bildiğini biliyor, yani insan düşünüyor ve düşündüğünün farkındadır ve düşündüğünün farkında olduğunun farkındadır. Buna, çift farkındalık denir; bunun nedeni, maddi ego ile ruhi ego ikiliğidir.

Şimdi, bir kez daha Pratyahara zincirine göz atalım: duyular-zihin-zeka-maddi ego-ruhi ego; düşünceler zihinde gerçekleşmektedir ve maddi ego bunun farkındadır ve ruhi ego maddi egonun zihinde olan düşüncelerin, farkında olduğunun farkındadır. Çifte farkındalık böyle gerçekleşmektedir. Herkes içinde bir diyalog olduğunun farkındadır. İnsan kararsız olduğunda, bu diyalog şiddetli bir çekişmeye dönüşebilir. Çekişenler kimdir?

İnsanın içinde çekişenler, maddi ego ile ruhi egodur. Bu mücadele ve karşıtlık, insanın huzurunu kaçırmaktadır. Samadhi halinde bu karşıtlık sona ermekte ve birey sonsuz huzura ulaşmaktadır. Nihayet birey ruhu deneyimleme imkanı yakalamaktadır. Ruh astral bedenin içinde yerleşen ve bilinç fonksiyonlarını gerçekleştıren ebedi, bireysel spiritüel enerji birimidir.

Bu birim ruhi kıvılcımdır. Evrensel Ruh sonsuz şenlik ateşidir, bireysel ruh ise bu şenlik ateşinden çıkan kıvılcımdır. Samadhi halinde yaşananlar zihinüstü tecrübedir. Birey kendinin ruh olduğunu hissetmekte ve ruhu yaşamaktadır. Bu tecrübe yaşandıktan sonra, ruhun varlığını kanıtlamak için hiçbir delile ihtiyaç kalmaz.

Orijinal Yoga Sisteminin ilk yedi basamağında bulunan teknikleri doğru şekilde uygulamadan, hiç kimse Samadhi haline ulaşamaz. Herkes bu uydurma yöntemlere dikkat etmeli ve kendi sağlığına zarar vermemelidir. Günümüzde bir hinduizm tarikatı "samadhi yoga" adı altında hareket etmekte ve zararlı inançları insanlara aşılamaktadır.

Samadhi halinde bireysel ego Kozmik Ego ile birleşmektedir. O zaman her tür ikilikler yok olmaktadır. Bireysel bilinç, maddi ego ile bağlantıdadır ve ego sayesinde insan ikiliklerin farkındadır. İkilikler varolunca, Samadhi haline ulaşılamaz. Birey maddi egosuna tutundukça egosundan kurtulamaz ve bilincini genişletemez. Samadhi halinde farkındalık genişler ve homojen olur; bireysel farkındalık sona erer ve birey ikilikler alemini aşar.

Bilincin dört hali mevcuttur:

1. Cagrata-avastha, yani uyanık hal
2. Svapna-avastha, yani rüya görerek uyku hali
3. Suşupta-avastha, yani rüyasız uyku hali
4. Turiya-avastha, yani transandantal hal

Transandantal hal uyanıklık, rüyalı uyku ve rüyasız uyku hallerinin ötesinde olan spiritüel bir haldir. Bilincin transandantal haline Samadhi'de ulaşılmaktadır.

Samadhi halinde bilen, bilgi ve bilinen bir olmaktadır. Seyirci, seyretme ve seyredilenin birbirinden ayrı varoluşu yok olmaktadır. Tecrübe, tecrübe edilen ve tecrübe eden bütünleşmektedir.

Bu, büyük müzisyenin çaldığı enstrümanla ve yaptığı müzikle bir olmasına benzer. Müzisyen, enstrüman ve müzik bir olmaktadır. Bilen, bilgi ve bilinenin bir olduğu noktada, Yogi kendi gerçek doğasına dayanarak kendi öz'ünü algılamakta ve öz'ünün Yüce Öz'ün bir parçası olarak, bedeninin içinde hapis olduğunu anlamaktadır.

Meditasyon sırasında zihin isteklerden kurtulmaktadır. Zihni hareketsiz kılarak, tembellik ve dağınıklıktan kurtararak, birey Amanaska haline ulaşmaktadır. Amanaska kelimesi Sanskritçe 'zihinsizlik' veya 'zihinüstü' demektir. Birey bu zihinüstü hale ulaşınca onun Samadhi'de olduğu anlaşılmaktadır.

Bu hal, zihnin düşünce ve isteklerden özgür olduğu, en yüksek bilinçli halidir. O zaman, birey bütün kaygı, dert ve üzüntülerden kurtulmuş durumdadır. Beden, zihin, duyular ve nefes bir olmaktadır. Bütün olumsuz düşüncelerden ve yaşamın bütün şartlarından sıyrılarak, birey Yoga haline varmaktadır.

Samadhi zihinüstü farkındalıkdır. Üç tür farkındalık mevcuttur:

1. Duygusal farkındalık
2. Zihinsel farkındalık
3. Zihinüstü farkındalık

1. Duygusal farkındalık: Şeklin, sesin, tadın, kokunun ve dokunmanın farkında olma duyular sayesinde elde edilen farkındalıkdır.

2. Zihinsel farkındalık: Zamanın, uzayın ve objenin farkında olma zihinsel farkındalıkdır.

3. Zihinüstü farkındalık: Bu, bir an değil, bir süreçtir. Zihinüstü farkındalık bir tecrübe silsilesidir. 'Çocukluk' terimi uzun bir zaman süresini kapsadığı gibi Samadhi de belirli bir tecrübe anı değildir, bu bir tecrübeler silsilesidir. Bu tecrübeler silsilesi bir çok aşama oluşturmaktadır.

Zihinüstü farkındalık dört türdür:

a) Bilinçli farkındalık
b) Bilinçsiz farkındalık
c) Bilinçüstü farkındalık
d) Spiritüel farkındalık

Bireysel ruh üzerine meditasyon sırasında birey spiritüel bilince ulaşmakta ve kendinin ebedi ölümsüz ruh olduğunu algılamaktadır. Bu meditasyonun zirvesinde birey Samadhi haline ulaşmaktadır.

Samadhi, kendini düzenleyen bir işlemdir. Zihnin dışadönük eğilimi engellenince, zihin içedönük olunca, bilinç ise bütünleşerek yükselince, güçlü enerji akımı bireyi bir Samadhi aşamasından diğerine taşımaktadır. Bazen birey bir iki aşamadan hızla geçmekte, bazen ise bir aşamada uzun süre kalıp dinlenmekte ve dengelenmektedir.

Nerede meditasyon bitiyor ve nerede Samadhi, yani süpermeditasyon başlıyor?

Bunu tam olarak saptamak olanaksızdır, çünkü bu, ardı arkası kesilmez bir akıma benzemektedir. Nerede gençlik biter ve nerede olgunluk başlar sorusuna aynı cevap verilmektedir. Samadhi esnasında benzer olay gerçekleşmektedir.

Yoga yolunda ilerlemenin belirtileri sağlık, fiziksel hafiflik hissi, metanet, temizlik, hoş ses, olumlu beden kokusu, zihnin dengeli, sakin ve huzurlu olması, ihtiraslardan arınma ve alçak gönüllülüktür.

Birey kendini ve bütün eylemlerini Evrensel Ruha adayarak ve Ona sığınarak evrensel Karma yasasının köleliğinden kurtulmakta ve Civana Mukta, yani 'özgür ruh' olmaktadır. Civana kelimesi Sanskritçe 'bedenlenmiş ruh', Mukta ise 'özgür' demektir. Böylece Civana Mukta ifadesi 'maddi bedende olmasına rağmen ruh düzeyinde yaşayan kişi' anlamına gelmektedir. Civana Mukta ruh olduğunu hiçbir zaman unutmamakta ve Yoga yolundan sapmamaktadır.

Yoga yolunda, uygulama çok önemlidir. Tohum sıkılmalıdır ki, içindeki yağ ortaya çıksın. Odun ısıtılmalıdır ki, içindeki ateş tutuşup yüze çıksın. Tıpkı bunun gibi, Yoga da düzenli uygulanmalıdır ki, bireyin içindeki ruhi ateş ortaya çıksın. Genç, yaşlı, ihtiyar, hatta hasta, halsiz ve sakat biri, Yoga tekniklerini devamlı uygularsa, mükemmelliye ulaşabilir.

Devamlı ve düzenli uygulama başarının sırrıdır. Yoga teknikleri düzenli yapılırsa, insan bedenle zihnin uyumunu, fiziksel, duygusal, zihinsel, sinirsel ve ruhsal gelişimini, iç barışını ve huzurunu sağlar. Bu yolda çaba göstermek ve vazgeçmemek çok önemlidir. Çaba göstermeyen kişiye, hiç kimse yardım edemez. Tembel birinin yükselmesi için en yetkin üstat bile hiçbir şey yapamaz.

Yoga yolunda, sabırlı olmak çok önemlidir. Aceleci birinin Yoga yolunda ilerlemesi imkansızdır. Yoga dikkatle ve yavaş yavaş uygulanmalıdır. Birey Yoga tekniklerini doğru yolla, orijinal şekilde uygularsa, ilk çabasında bile, olumlu sonuçlar almaktadır.

Başlangıçta uygulama mükemmel olmayacak; bu doğaldır. Zaman içinde, yaptıklarınız mükemmelleşecektir. Her gün, daha iyi bir şekilde yapacaksınız. Mükemmellik kendiliğinden gelecektir. Sabır ve dikkat, Yoga yolundaki yükselişin sırrıdır.

Bazı kişiler der ki, Yoga yolunda insan her şeyden vazgeçmelidir. Bu yanlış bir söylentidir. Yogi dünyadan ve dünya nimetlerinden vazgeçmemektedir. Yogi olumsuz şeylerden, insanoğlunun gelişmesini engelleyen ve sağlığını mahveden şeylerden vazgeçmektedir. Yogi eylemden vazgeçmemektedir. Yogi insanlara zararlı faaliyetlerden vazgeçerek toplumun gelişmesi için çalışmaktadır.

Yoga, rahatsız zihni sakinleştiren ve enerjiyi yapıcı, olumlu, faydalı ve yaratıcı kanallara yönlendiren evrensel gelişim sistemidir. Güçlü nehrin barajlar ve kanallar vasıtasıyla doğru yolla işe yarar hale getirilişi gibi, zihin Yoga teknikleriyle, doğru yolla kontrol edildiğinde, huzur hazinesi oluşturmakta ve insan yükselişi için bol enerji üretmektedir.

İnsanoğlunun doğasına göre, farklı yükseliş Marga'ları mevcuttur. Marga sözcüğü Sanskritce 'yol' demektir. Böylece, insanların yetenek ve eğilimlerine göre, farklı yükseliş yolları verilmiştir. İnsanoğlunun yükselmesi ve evrim etmesi için dört temel yol mevcuttur:

1. Karma Marga
2. Bhakti Marga
3. Jnana Marga
4. Yoga Marga

1. Faal ve hareketli insan için, Karma Marga, yani 'eylem yolu' tavsiye edilmiştir. Bu yolda insan işini ve görevini en iyi şekilde yaparak yükselebilir. Bu yol, işini ve görevini ön planda tutan insanlar içindir.

2. Hassas, içli ve heyecanlı insan için Bhakti Marga, yani 'sevgi yolu' tavsiye edilmiştir. Bu yolda, insan bağlılığını ve sevgisini, Evrensel Ruha yönlendirerek yükselebilir. Bu yol, duygusal, inanç ve dinsel törenlere yatkın olan insanlar içindir.

3. Akıllı insan için, Jnana Marga, yani 'bilgi yolu' tavsiye edilmiştir. Bu yolda, insan bilgi toplayarak, analiz ederek ve araştırma yaparak yükselebilir. Bu yol, bilim ve zihinsel spekülasyonlara yatkın olan insanlar içindir.

4. Çalışkan, yüksek zekalı ve düşünceli insan için Yoga Marga, yani 'bütünleşme yolu' tevsiye edilmiştir. Bu yolda, insan bedenini, zihnini ve ruhunu tam bir uyum haline getirerek ve hayatın bütün alanlarını mükemmel kontrol altına alarak yükselmektedir. Bu yol, yaşamı sorgulayan, insan hayatının anlamını ve amacını bilmek isteyen, evreni araştıran, evrim etmeye can atan ve tüm sorulara cevaplar arayan insanlar içindir.

Başka yollarda, yanlış hislere ve bilgilere kapılarak, birey yolundan sapabilir; Yoga yolunda ise birey er geç mükemmelliğe ulaşmaktadır.

Yoga sözcüğü çok kapsamlı ve bu sözcüğün birçok manası olduğu için, zaman içinde bazı felsefeciler Yoga sözcüğünü 'yol' anlamında kullanmaya başlamışlar. Bundan başka, Veda edebiyatında Karma-Yogena (eylemle bağlanma işlemi) ve Jnana-Yogena (bilgiyle bağlanma işlemi) gibi, terimler kullandığı için, felsefeciler Karma Marga, Bhakti Marga, ve Jnana Marga terimleri yerine "karma yoga", "bhakti yoga", ve "jnana yoga" terimlerini kullanmaya başlamışlar.

O zaman "karma yoga" 'eylem yolu', "bhakti yoga" 'sevgi yolu' ve "jnana yoga" 'bilgi yolu' anlamında kullanmaktaydı. Daha sonra, yalnızca eylem, sevgi ve bilgi yükseliş için yeterli olmadığı için, bu yollarda Orijinal Yoga Sisteminden alınmış teknikler uygulanmaya başlatılmıştır. Böylece, zamanla birçok kişi "karma yoga", "bhakti yoga" ve "jnana yoga" terimlerinin farklı Yoga türleri olduğuna inanmış ve kitaplarda da bu şekilde anlatmıştır.

Son zamanlarda, bu yanlış kavramı kullanarak birçok kişi, sözde "yoga" türlerini piyasaya sürmektedir. Her tür amatör kişi, Orijinal Yoga Sisteminden yararlanarak, bu sistemden bir çeşit teknik alarak, aldıkları tekniklere kafalarından bir şeyler ekleyerek ve bunlara farklı isimler takarak yeni "yoga" türünü geliştirdiklerini söylemektedir.

Böylece, sözde "yoga" türlerinin sayısı artmaktadır. En tehlikelisi de şudur ki, bu amatör kişiler, temel Yoga tekniklerine kafalarından uydurduğu zararlı yöntemler eklemiş ve Yoga'yı tanınmaz hale getirmiştir. Herkes zekasını kullanarak, bu tür uydurma sözde "yoga" türlerinden kaçınmalıdır. Eğer kendinize zarar vermek istemiyorsanız, o zaman, bu tür sözde "yoga" ve "meditasyon" yöntemlerine başvurmayınız.

Yoga, her tür insanın ihtiyaçlarını karşılayabilen bir evrensel sistemdir. Yoga öyle bir sistemdir ki, insana bütün yönlerde gelişim işlemini tamamlaması için yardım etmektedir. İnsan amacına göre Yoga sisteminin herhangi bir basamağındaki tekniklerden yararlanabilir, ama böyle bir çalışma, orijinal sisteme uymalıdır.

İnsan Yoga tekniklerini orijinal şekilde Yoga sisteminin sekiz basamağında ilerlemiş, tecrübeli Üstattan öğrenmelidir. O zaman, birey eğitimini tamamlamasa ve hatta Yoga çalışmalarına yalnızca kısa bir süre katılsa bile, sarf edilen çaba boşa gitmeyecek ve birey Yoga tekniklerinin faydasını uzun süre hissedecektir

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru