17.12.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
KÜÇÜK BİR YÜREĞİN YILBAŞI DİLEĞİ  

KÜÇÜK BİR YÜREĞİN YILBAŞI DİLEĞİ

                                               

Çok eski çağlarda çok kalabalık bir ailenin en küçük oğlu olan İSİMSİZ’ in  hikayesidir bu.

Aralık ayının sonlarına doğru  İSİMSİZ ‘in içi içene sığmıyordu. Dileklerin dilendiği o gün yaklaşmıştı. Diğer kardeşleri ondan çok farklıydı sebebini bir türlü anlayamamıştı. Çünkü o henüz  7 yaşındaydı ve dünyaya onların gözünden bakamıyordu. Geceleri rüyasında meleklerle ve perilerle gezerdi ve bu gezintileri kardeşlerine anlattığında onunla alay ederlerdi.  Artık İSİMSİZ bu yaşamdan çok erken sıkılmaya başlamıştı.  Yemeklerin tadını bile almakta zorlanan bir bedeni vardı ve devamlı güçten düşüyordu.  Anne ve babası istenmeyen bu son oğullarını kabullenmekte zorluk çekiyorlardı.

 Bir gece uykuya daldığında Dilek Perisi Işık’la karşılaştı, ona bu kısacık yaşamında çektiği acıları anlatıp rahatlamaya çalışıyordu. Dilek Perisi Işık’a  “ bende senin geldiğin yere gidebilir miyim orda yaşam nasıl diyordu.” Dilek Perisi Işık  geldiği yerin çok ama çok güzel olduğunu ama ne yazık ki onun oraya gelemeyeceğini  ısrarla dile getirmesine rağmen, her buluşmada aynı cevabı üzülerek veriyordu.  Dilek Perisi Işık artık dileğini hazırlamasını ve 2 gün sonra bu dileğin ondan isteneceğini söyledi. İSİMSİZ ona teşekkür ederek dileğinin o gün hazır olacağını söyledi. 

Evet o önemli gün gelmişti. Diğer kardeşleri gibi dileğini yazıya dökmemişti ama dileği aklındaydı.  Gece saat 02:00 olmuştu İSİMSİZ mışıl mışıl uyuyordu. Evrenin tüm kapıları açılmış Periler ve Melekler dünyaya görevlerini yapmak için inmişlerdi. Tüm dilekleri almış ve onların gerçekleşmesi için Baş Periye iletmişlerdi.  Dilek Perisi  Işık,  İSİMSİZ’in dileğini almak için yanına gitti ve ona seslendi. “ İSİMSİZ         uyan ben geldim. Dileğini söyleme zamanı”  der. İSİMSİZ büyük bir sevinçle yatağında doğrulur ve Dilek Perisi Işıl’la yüzyüze gelir. Hep rüyasında gördüğü bu muhteşem perinin görüntüsü karşısında dona kalır. Dilek Perisi Işık sadece ışıktan oluşmuştu, rüyasında gördüğü peri ise bir kadın görüntüsündeydi.  Şaşkınlık içinde Dilek Perisi Işık’a  “ama sen insan değilsin ki, sen bir ışıksın der.”   Dilek Perisi Işık onunla iletişime geçebilmek için onun algılayabileceği bir formata girdiğini ve bu sayede iletişim kurabildiklerini anlatır.  İSİMSİZ gözlerini kocaman açarak ve o minik elleriyle ona dokunmaya çalışarak “dileğim hazır, BEN KİMİM VE NİÇİN BURDAYIM bunu bilmek istiyorum der” Dilek Perisi  Işık şaşkınlık içinde İSİMSİZ’e bakar ve bu dileğini Baş Periye ileteceğini söyler.

Dilek Perisi Işık, Baş Perinin yanına gelerek İSİMSİZ’in  dileğini söyler . O anda Periler ve Meleklerde   bir sessizlik olur. Bu cevabı kolay verilebilecek bir soru değildi. Diğer insanların dileklerine hiç benzemiyordu.  Bir başkası bu soruyu sormuş olsaydı  cevabı çok kolaydı. Ama İSİMSİZ ‘e bunun cevabını  verebilmek için izin alınması gerekiyordu. Hemen Baş Melek Mikail devreye girer  ve               “ bunun cevabını vermek için yukarıdan izin alınması gerektiğini” söyler.  İyi de bu izni kim alacaktı, hepsi birbirine bakar. Dilek Perisi Işık “ ben bu dileği yukarıya sunabilirim eğer izniniz olursa “ der.  Baş Melek Mikail  ona eşlik edebileceğini söyler ve birlikte yukarıdan yani yaradandan izin alırlar.

Dilek Perisi Işık’ın işi zordu. İSİMSİZ’e kim olduğunu söylemekle görevlendirildi.  Saat 02:30 da İSİMSİZ’in yanına gelerek “ sana sorunun cevabını vereceğim, ama bu cevabı asla hiç kimseyle paylaşmayacaksın. Buna söz veriyorsan sana cevabı söyleyeceğim” der. İSİMSİZ şaşkın ve hüzünlü bakışlarla ona bakıyordu , “söz veriyorum”  der. Bir anda Dilek Perisi Işık rüyasındaki o muhteşem kadına dönüşmüştü.  Ve başladı anlatmaya “ sen meleklerden birisin, ailendeki insanlara daha iyi yardım edebilmek için  meleklikten istifa edip bu görevi seçtin. O yüzden ailedeki hiçbir ferde benzemiyorsun ve onlar gibi düşünmüyorsun.  “ İSİMSİZ şaşkındı  söylenenlerin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyordu, aslında biliyordu ne anlama geldiğini çünkü o hala evrenle olan bağını koparmamıştı ve tüm ruhsal bilinci açıktı. Her şeyi görüyor duyuyor biliyor ve hissedebiliyordu.  Köyde ona ucube bile deniyordu bu özelliğinden dolayı.  Gözlerinden yaşlar akmaya başladı ve “ ama ben bu bedenle çok acı çekiyorum ne meleğim ne insanım. Bedenim büyümüyor çok zayıf ve halsizim. Aileme nasıl yardımcı  olacağım ki. “  der. Dilek Perisi Işık saçlarını okşayarak “yaptığın şey kolay değil sabretmeyi ve koşulsuz sevginle her şeyin üstesinden  gelmeyi denemelisin. Sakın pes etme hepimiz seninle gurur duyuyoruz bunu bil. Şunu da sakın unutma tek başına her şeyin üstesinden gelemezsin bizden yardım iste. Yardım istediğinde hepimiz sana yardıma geliriz. “  der.

İSİMSİZ,  Dilek Perisi Işık’a sarılarak çok teşekkür eder.  İşinin kolay olmadığını ölümlülerin arasındaki sınavının daha başında olduğunu fark eder.  O da artık insandı , yani bir ölümlü üstelik bir çocuktu. Ruhu çok  büyüktü ama bedeni ufacıktı.  Dilek Perisi Işık ona  bedeniyle ruhunun bir bütün olduğunu kabul etmesi gerektiğini,  ona söyler. Artık bir arada yaşamak zorundaydılar üstelik sevgiyle ve sabırla. Artık ayrılma zamanı gelmişti. İkisi de birbirlerine son kez sarıldılar, vedalaşarak ayrıldılar.

İSİMSİZ yatağına yatar ve derin bir uykuya dalar. Sabah olmuştu horoz sesiyle birlikte ev halkı ayaklanamaya başlamış ve evin içindeki gürültü gökgürültüsü şeklindeydi.  İSİMSİZ  bir hışımla yatağından kalkarak,  gece olanları hatırlamaya çalışır, ama hiçbirşey hatırlayamaz.  Artık eskisi gibi değildi sanki kendisinde ciddi bir değişim vardı, anlam veremedi.  Başını iki yana sallayarak kahvaltı masasına koştu.  Teyzesi  de kahvaltıdaydı. Üstelik o gün İSİMSİZ’in doğum günüydü. Teyzesi ona küçük bir hediye almıştı ve ona verdi. Heyecanla açtı. Şaşkın bakışları arasında elinde bir peri heykeli tutuyordu.  İçi kıpır kıpır oldu ama nedenini bilmeden.  Dilek Perisi Işık onu izliyordu sessizce. Ve tabiî ki Meleklerde. 

İSİMSİZ yaşadıklarını asla hatırlamadı. Ama ara ara ışık süzmesi gördüğünde hep içi kıpır kıpır olacaktı. Çünkü o artık ölümlüydü ve melek olarak verdiği sözü insan bedeninde yapmaya çalışıyordu.

 İstanbul, 9 Aralık 2010 – 02:00   Yazan:   Aldea Fusun Dagli

 

Unutmayın ki aramızda bize yardımcı olan melekler de var. Onlar sabırla ve koşulsuz sevgileriyle bizlerin aydınlanlamalarını bekliyorlar.  Her an yanımızda ve bizden yardım çağrısı bekliyorlar.  Sıkıştığınızda onları çağırın ve yardım isteyin zevkle yardıma koşacaklardır. Onların amacı bizler için bir şeyler yapmak  ve bizleri yükseltmektir.  Umarım bu ufak hikayemi beğenirsiniz ve yalnız olmadığımızı görürsünüz.

 

Yolunuz  ışık Gönlünüz MELEKLERLE dolsun…  

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru