18.08.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
ERGÜN ARIKDAL HAYATI  

Ergün Arıkdal Hayatı

Kısa Biyografisi 

Makineye, ilaca olan güvenimiz kadar ruha, vicdana, ölüm ötesine ve Tanrı'ya gerektiği kadar güvenilip inanılsa düzensizlik diye bir şeyden kolay kolay bahsedemeyiz. Ergün Arıkdal

Üstat Ergün Arıkdal 21 Kasım 1936’da Geyve’de doğdu. Annesinin adı Hafize, babasının adı Mehmet Nuri’dir. Üç erkek kardeşin en küçüğüdür. Annesi ev kadınıydı, babası ise devlet demiryollarında demiryolu hat müdürü olarak çalışıyordu. Babası devlet memuru olduğu için, çocukluğu ve gençliği yurdun farklı illerinde geçmiştir. Bu vesile ile daha küçük yaşta Anadolu’nun muhtelif yörelerini gezme ve tanıma fırsatı bulmuştur. Babası, o zamanlar Osmanlı İmparatorluğuna bağlı olan Şam ilinde doğmuş, annesi ile evlenmeden önce Musul, Kerkük, Şam, Halep, Ürdün illerinde bulunmuş ve gençliği 1.Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı arasında demiryolu zabiti olarak “Hicaz“ diye de anılan güney cephesinde, hem demiryolu inşaatı yaparak hem de savaşarak geçmiştir. 

Ergün Arıkdal, ilk öğrenimini Sivas ve Samsun illerinde, ortaokulu ise Konya’nın Ereğli ilçesinde tamamlamıştır. Liseye Mersin’de başlamış, İstanbul Erkek Lisesi’nde bitirmiştir. 12 yaşında babasını kaybetmiş, 16 yaşından itibaren yatılı okullarda okumuş, tatillerde ise annesinin Konya’nın Ereğli ilçesindeki evlerinde oturmuşlardır. 

Daha 15 yaşlarında iken felsefi konular ilgisini çekmiş, o zamanların imkanları dahilinde başta Varlık Yayınları olmak üzere okul kitaplıkları ve zamanın Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıkardığı Fikir Eserleri serilerini hiç aralıksız takip etmiştir. Ergün Arıkdal, 1940’lı yıllarda çıkan Bütün Dünya adlı derginin içindeki ipnoz, altıncı duyu, telepati, ruhlarla irtibat gibi konularda yazılan makalelerin içeriğinden çok etkilenmiş ve zamanla içini metapsişik konularda araştırma yapmak, bilgilenmek ateşi kaplamıştır.

1950 yılında ortaokulda okurken, ağabeyinin İstanbul’dan gelirken yanında getirdiği, o zamanlar üstat Bedri Ruhselman’ın yayınladığı Ruh ve Kainat dergisi ile tanışmıştır. O andan itibaren dergiye bağlanmış fakat liseyi okumak üzere İstanbul’a gidene kadar diğer sayıları senelerce bulamamıştır. Daha sonra Arıkdal’ın karşısına, liseyi İstanbul’da okumak fırsatı çıkmış ve bu fırsat kendisine başka kapılar açmıştır. Bir yandan metapsişik konuları takip ederken, bir yandan da felsefe, psikoloji ve sosyoloji ile ilgilenmeye devam etmiştir. İstanbul Erkek Lisesi’nde zamanın çok kıymetli öğretmenlerinden ders almış ve bu durum kendisini entelektüel gelişimi bakımından müspet yönde etkilemiştir. Lisedeki felsefe öğretmeni kendisindeki özel yeteneği fark etmiş ve ders dışında da felsefi konular üzerinde onunla sohbetlerde bulunmuştur. Spiritüel konuları kaynağından takip etmek niyetiyle liseden itibaren kendi çabasıyla Fransızca öğrenmeye çalışmış ve bunda başarılı olarak dilimize birçok eser ve makale kazandırmıştır. İstanbul’da okurken aynı zamanda Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği’ne devam etmeye başlamış ve bu faaliyet hayatının sonuna kadar sürmüştür. 1957 ile 1961 yılları arasında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde öğrenim görmüştür. 

1958 yılında Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği’ne üye kaydedildikten sonra, ilk olarak 15 Eylül 1959’da dernek yönetim kurulunda görev almıştır. Ruh ve Madde dergisinde makaleleri ve Fransızcadan çevirileri yayınlanmaya başlamıştır. İlk kitabı olan “İpnotizma, Manyetizma ve Telkin“ adındaki eserini 1963 yılında daha 27 yaşındayken kaleme almıştır. 1959-1974 yılları arasında 15 yıl süreyle Sadıklar PlanıTebliğlerinin medyomluğunu bizzat sürdürmüştür. 

1965 yılında evlenmiş, 1966 yılında bir oğlu, 1975 yılında bir kızı olmuştur.

19 Kasım 1967’de Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneği başkanı olmuş ve bu vazifeyi ömrünün sonuna kadar sürdürmüştür. Derneğe girişinden itibaren o dönemde yavaşlamış olan faaliyet ve araştırmalara ivme getirmiş; konferanslar, seminerler, paneller ile Ruhçulukla ilgili bilgileri Türk insanına aktarmış, bilgi akışına ömrü boyunca süren titiz çalışmalarıyla büyük bir hız kazandırmıştır. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümüne kaydolmuş ve burada 3 yıl öğrenim görmüştür. Vazife hayatını daima meslek hayatından önde tutmuş, hayatının tüm akışını ruhsal çalışmalarına göre ayarlamıştır. Meslek hayatında finans ve otomotiv sektörlerinde çalışmış, son olarak 1986 yılında otomotiv yedek parçaları satış müdürlüğü görevindeyken emekli olmuş ve daha da artan bir tempoyla zamanını ruhsal bilgilerin yayılmasına ayırmıştır. 

Türkiye’de vazifeyi Dr. Bedri Ruhselman’ın bıraktığı yerden devralmış ve vazifesini daima yeniyi, ileriyi hedef alarak sürdürmüştür. Hayatını tam bir ruhçu, büyük bir vazife insanı olarak yaşamış, bir örnek oluşturmuş, birçok “ilk“e imza atmış, birçok talebe yetiştirmiş, ruhsal araştırmalarını büyük bir disiplin içerisinde sürdürmüş, daima Türkiye’yi gelecekteki fonksiyonuna hazırlamaya gayret etmiştir. Bu amaçla 1992 yılında hayatının en büyük gayelerinden olan ve ruhsal bilgileri daha geniş kitlelere ulaştırma amacını taşıyan Meta FM 105.6’yı kurmuş, 1994 yılında geleceğe ait büyük fonksiyonun zemini olarak Bilyay-İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma Vakfı’nı kurmuştur. Vakfın kurucu başkanı olan Ergün Arıkdal, bu vazifesini de vefatına kadar devam ettirmiştir. 

Hayatı boyunca maddiyatı daima ikinci planda tutarak tam bir teslimiyet içinde yaşamıştır. Ruhçu bilgiyi Türkiye’ye ve dünyaya yaymak için Ruh ve Madde Yayınları’nı kurmuş ve bugüne kadar sayısız eserin insanlığa ulaşmasına daima öncülük etmiştir. Yapıtları arasında “Nazari ve Tatbiki İpnotizma, Manyetizma ve Telkin“, “Medyomluk“, “Ansiklopedik Metapsişik Terimler Sözlüğü“, “İpnozun Gerçek Yüzü“, “Ruhsallık Üzerine Denemeler“, “Değişime Doğru“ adlı eserler ile sayısız makale, çeviri, derleme sayılabilir. 

Bilgisinin tatbikatını yapabilen nadir insanlardan biri olarak tam bir sadelik ve alçakgönüllülük içinde hayatını sürdürmüştür. Herkes için son derece müşfik bir baba, evlatlarının içindeki cevherleri bularak kendilerini en iyi şekilde yönlendiren bir öğretmen, çok güçlü bir medyom ve telepat, ileri derecede sahip olduğu telkin ve tedavi yeteneği ile birçok insanın hayatındaki karanlıkları aydınlatan bir şifacı olmuştur. Ömrü boyunca kutsal vazifesi doğrultusundaki her şeyi gerçekleştirmiş, zaman zaman hayatında meydana gelen tüm çalkantılarına rağmen yolundan bir kıl kadar sapmamıştır. Hayatının son gününe kadar çalışmış, radyo sohbetlerine, konferanslara, seminerlere ve vakıf içi özel çalışmalarına devam etmiştir. Vazife ilkelerini ortaya koymuş ve bunları yaşayarak herkese örnek olmuştur. Kutsal vazifesinin son aşaması olarak 6 Ocak 1997 tarihinde bedenini terk eden üstat Ergün Arıkdal, ardında vazifenin sürdürülmesi için gereken tüm ilke ve uygulamaları bırakmıştır.

Hakikat ve Vazife İnsanı ERGÜN ARIKDAL

 

Manevi vazifeler asli vazifelerdir. Ruha ait olan ve ruhla beraber gidecek ve devamlı gelişecek olan yüksek vazifeler vardır. Manevi alemlerde insanların değeri vazifeye verdikleri önemin derecesiyle ölçülür. Dünya realitesinde Bir’in yasalarını insanlara tekrar hatırlatıp kapsamlı şekilde öğreten yüce misyonun vazifelileri ise insanlık var oldukça mevcut olacaklardır. Bir ve Tek Olan’ın yasalarını koruyan vazifelilerin misyonu asla değişmez. Onlar her zaman ve her yerde ilke ve kanun uygulaması yaparlar. Vazife planına dahil bir kimsenin madde aleminde vazife ifa etmesi demek, toplumun her kesimindeki fertlere “ruhsal dünyaya uyumu“, “ilke ve yasaları“ kullanmayı örnek yaşamıyla öğretiyor olması demektir. 

Yaşamı boyunca tüm insanlık adına yaptığı insanüstü çalışmalarla, Türk ve Dünya Ruhçuluğu için indirdiği ilkelerle kutsal vazifesini yaşadığı son dakikaya kadar büyük bir onurla taşıyan ve uygulayan, ilke ve vazife insanı Üstat Ergün Arıkdal, işte bu vazife halkalarının büyük inisiyelerinden biriydi. 

Öğrenmek, etki etme gücünü artırmak, başkalarının öğrenmesine yardım etmek, kendi vazifesini kendisi yapmak ve başkalarının vazifesine karışmamak ilkeleri, ilke ve yasaları kullanan vazifelilerin tüm yaşamını düzenler. O, yaşamının her anında bu ilkeleri uygulayan ve uygulatmaya çalışan bir vazife adamıydı.

Bize göre, Yüce Işığın büyük inisiyelerinden biri olan Ergün Arıkdal, dünya okulunun ilkelerini ve temel bilgilerini, dünya bedeni içinde bilen, anlayan bir varlıktı. Davranışları, kişiliği ve günlük yaşamıyla tüm üstatlar gibi enerjiyi yerli yerinde ve doğru kullanır, kendi varlığından gelen enerjiyi yeryüzü olanaklarıyla çok uyumlu bir senteze tabi tutar, her zaman için herkesle paylaşmaya çalıştığı bilgi, umut, sevgi ve hoşgörüyü hiç ayırmadan onu tanıyan tanımayan her varlığın hizmetine sunardı.

19 Kasım 1967 yılında M.T.İ.A. Derneği’nin başkanı olan Ergün Arıkdal bu vazifeyi ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Vazife hayatını daima meslek hayatından önde kabul eden ilke ve hakikat insanının tüm yaşamı, ruhsallık yolunda ilerlemek isteyen insanlara çok büyük örnekler sunmakla geçti. O, tüm yaşamının akışını ruhsal çalışmalarına göre uyarlayan büyük bir önderdi. M.T.İ.A. Derneği’ni ve 1994 yılında kurduğu Bilyay Vakfı’nı, ruhsal alemlerden sürekli olarak aldığı ışık bilgisi ve bir büyük inisiyenin derin deneyimiyle atağa kaldırarak, hem çalışma arkadaşlarını, hem de ruhçuluğa gönül veren herkesi yüce vazifeye hazırlamak için geceli gündüzlü çalıştı. 1991 Ekim’inde geçirdiği enfarktüs ve by-pass ameliyatı dahi onu bir gün bile yüce vazifesinden alıkoymadı. Tam tersine artan temposu ile etrafındaki arkadaşlara her yönü ile örnek oldu, önderlik etti. 

 

Türkiye’deki ruhsal vazifeyi üstat Dr. Bedri Ruhselman’ın bıraktığı yerden devralan Ergün Arıkdal tüm çalışmalarını daima Yüce Işığı ve onun icaplarını hedef alarak sürdürdü. Yaşamını tam bir ruhçu ve büyük bir vazife insanı olarak yaşadı. Türk Ruhçuluğunda birçok “İlk“e imza atan, birçok insana bilgi ışığını sunan, öğrencilerini bilimsel araştırma disiplini içinde yetiştiren bu büyük insanın tek bir hedefi vardı: “Türkiye’yi gelecekte açığa çıkacak olan yüce bilginin merkezi olarak bu büyük fonksiyonuna hazırlamak.“ 

 

Ruhsallığın ne olduğunu, ne yapmak istediğini, öz yaşamının hangi hakikatleri taşıdığını, dünya insanlığının manevi tekamülünün hızlanması için nelerin gerektiğini çok iyi bilen Ergün Arıkdal, yaşamı boyunca tüm insanlık adına yaptığı insanüstü çalışmalar ve yaymaya çalıştığı ilkelerle hep aramızda yaşamaya devam edecektir. Bu ilkeler ışığında kurulan hizmet ve vazife halkaları ise her gün büyüyecek, ektiği binlerce tohum yeşerecektir.

 

Çalışmaları ve Türk Ruhçuluğuna Katkıları

(Bilgi Yayma Faaliyetleri)

 

Otuz yıl süren dernek ve vakıf başkanlığı boyunca her ayın ilk salı gününde halka açık soru-cevap konferansları ya da ruhsal söyleşiler yapan Üstadımız, onu dinleyenlerle söyleşmekten, onların duygu, düşünce ve izlenimlerini dinlemekten büyük bir zevk duyardı. Bu toplantılara bazen cumartesi ve perşembe günlerini de ekleyerek, bitip tükenmeyen enerjisi ile çalışırdı. Halkın bilgilendirilmesi, vazife halkalarının ve bilgi köprülerinin mümkün olduğu kadar herkese ulaştırılması onun tek yaşam amacıydı. Bu amacına uygun olarak yılda iki kez herkese açık seminer çalışmaları düzenlerdi. Yalnız İstanbul içinde yaptığı çalışmalar ona yetmezdi. Sağlığını bile düşünmeden ruhsal bilgiyi Türkiye’nin dört bir yanına yaymak için sık sık Ankara, İzmir, Adana, Kıbrıs ve diğer kentlere gider, oradaki kardeş dernekleri ziyaret ederdi. 

Yaşamı boyunca onların yüreklerindeki bilgi ateşini daima canlı tutmaya çalıştı. Bilginin tüm Türkiye’ye yayılması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı gibi bilginin sadece ülke sınırları içinde kalmasını da istemezdi. Yaşamı boyunca uluslararası düzeyde birçok kuruluşla ilişki içinde oldu. Bu ülkelerde de gerek dernek başkanı, gerek vakıf başkanı olarak birçok tebliğ sundu. Yurt dışındaki benzer derneklerden gelen konukları ağırlamaktan ve onlarla uluslararası düzeydeki Ruhçuluk hareketinin son durumu hakkında konuşmaktan, bilgi alışverişinde bulunmaktan çok hoşlanırdı. Yurt dışındaki gelişmeleri yazılı ve sözlü basından Fransızca ve İngilizce olarak izler, daima aktif olarak görev başında bulundurduğu çeviri grubuyla tüm dünyadaki ruhsal gelişmelerle gün be gün ilgilenirdi. 

İlk önceleri M.T.İ.A. Derneği’nin daha sonra Bilyay Vakfı’nın yayın organı olan Ruh ve Madde dergisinin kesintisiz yayınlanmasına ve içindeki yazıların bilgi dolu olmasına çok önem verir, Ruh ve Madde dergisini halkla iletişim aracı olarak kabul ederdi. 1950’li yılların sonlarında M.T.İ.A. Derneğine üye kaydedildikten sonra, tüm yaşamı boyunca Ruh ve Madde dergisine yazılar yazmayı bir bilgi aktarım ve insanlık vazifesi kabul eden Ergün Arıkdal, her ay “Realite“ köşesinde yayınlanan yazılarında bilgisindeki ve anlayışındaki gelişmeleri tüm okuyucularıyla paylaşırdı. Yurt dışındaki benzer amaçlı kuruluşların üye ve okurlarının bilgilendirilmelerine yönelik çalışmaları da asla ihmal etmeyen Ergün Arıkdal, İngilizce olarak yılda 3-4 kez yayınlanan ve her seferinde binlerce adrese postalanan “Spirit and Matter“ adlı dergiyle, 4 sayfalık İngilizce bültenin tüm ilgili kuruluşlara gönderilmesini ve yayılmasını sağlamak için çalışma arkadaşlarını sürekli motive ederdi. İlkelerle ilgili temel bilgileri Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, Portekizce, Bulgarca, Sırpça broşürler halinde bastırarak, Anadolu’da yanmakta olan bilgi ışığının yansımalarını yurt içine olduğu gibi diğer ülkelere de yaymayı, fonksiyonunun bir parçası kabul ederdi. 

Yaşamı boyunca maddiyatı daima ikinci planda tutarak tam bir teslimiyet içinde yaşadı. Ruhçu bilgiyi Türkiye’ye ve dünyaya yaymak için Ruh ve Madde Yayınları ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.’yi kuran Ergün Arıkdal, bugüne kadar sayısız eserin insanlığa ulaşmasına öncülük etti. Ruhsal konulardaki kitap yayınlarının çoğalmasına, İstanbul ve dışındaki kentlerde de belli başlı kitapçıların bu eserleri satmasına ön ayak oldu. Tüm arkadaşlarının kitapçılardaki kitap stantlarının durumuyla ilgili bilgi sahibi olmalarını arzu eder, kitaplar aracılığıyla insanımıza ulaşacak olan bilgiye ve okuyucuya büyük bir saygı duyardı. Bilgiyi yayma işlevimizi genişletme çalışmalarına çok önem veren Ergün Arıkdal, bu amacına yönelik olarak, hayatının en büyük isteklerinden birini gerçekleştirdi. Yaşamı boyunca bir radyo kanalından dinleyicileriyle sohbet etmek, bilgiyi daha geniş kitlelere taşımak onun hedeflerinden biri olmuştu. Hayat planı onun bu soylu isteğinin de gerçekleşmesine izin verdi. Türkiye’de ilk kez yerel radyolar kurulduğu sıralarda, Ergün Arıkdal hiç zaman yitirmeden bu konu ile ilgili çalışmalara başladı.

1993 yılının ilk aylarında yeni kurulmakta olan yedi radyodan birini, İstanbul’daki Meta FM 105.6’yı kurdu. Meta FM 105.6’yı kurarken tek bir amacı ve düşüncesi vardı; ruhsal bilgileri daha geniş kitlelere ulaştırmak... Bilgi ışığını tüm Marmara Bölgesine aktarmak için yaşamının son gününe kadar sevgili dinleyicileriyle haftanın bir ya da iki günü canlı yayında ruhsal söyleşiler yapan Ergün Arıkdal, üstün vazife anlayışıyla ayrım gözetmeden tüm insanlığa adadığı bilgi aktarma işlevini daha da geniş olanaklarla yapmak için 1994 yılında geleceğe ait büyük işlevinin zemini olarak uluslararası bir organizasyon olan “İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma (BİLYAY) Vakfı“nı kurdu. 

Bu organizasyonun kuruluşunun temel amacı şudur: “İnsanlığı Birleştiren Bilgiyi Yayma (Bilyay) Vakfı, insanlar arasında yardımlaşma ve dayanışmanın, sevgi ve hoşgörü ortamında birlik ve beraberliğin güçlenmesi için, mevcut bilgiler arasında pozitif maneviyat tetkikleri yapmak ve üstün ruh değerlerinin ortaya çıkmasına hizmek etmek amacıyla kurulmuştur. Bu temel amacın gereği olarak: 

* Ulusal ve uluslararası seminer, konferans ve toplantılar düzenler. 

* Ulusal ve Uluslararası düzeyde kişi ve kurumlarla iletişim, ilişki ve işbirliği yapar. 

* Yukarıda belirtilen temel amaca yönelik olmak üzere; Türkçe ve yabancı dilde dergi, telif-tercüme kitaplar yayınlar, radyo ve TV programları yapar-yaptırır. 

* Vakıf, temel amacı doğrultusunda, her türlü bilgi kaynaklarından yararlanarak ruh varlığıyla ilgili konuları küresel bir yaklaşımla açıklar, konuyla ilgili deneysel, alan ve anket çalışmalarıyla literatür etütleri yapar ve bunları sözlü ve yazılı eğitim etkinliklerinde değerlendirir. 

* Bilyay Vakfı, temel amacında ifadesini bulan ana konusuyla ilgili bilgi birikiminin insanlara ulaştırılması için; kendi olanaklarının yanı sıra, yurt içi-dışı yayın organları ve öteki kitle iletişim araçlarından da yararlanır.

* İnsanın gerçek doğasıyla ilgili bilginin ve ilkelerinin yanlış yorumlanmasını, saptırılmasını, beşeri çıkarlar doğrultusunda kullanılmasını önlemeye çalışır. İnsanın gerçek doğasıyla ilgili anlayışın yükselmesine katkıda bulunur. 

* Bilyay Vakfı, tüm bu etkinlikleriyle, “İnsanlığı Birleştiren Bilgi“nin ortaya çıkmasına elverişli zeminin hazırlanmasına hizmet eder. 

Ergün Arıkdal, derneğe girişinden itibaren tüm etkinlik ve araştırmalara ivme getirerek sayısız yazı ve çeviriyi dilimize kazandırdı. Konferanslar, seminerler, paneller ile Ruhçuluğu Türkiye ve dünyaya tanıtarak, bilgi akışına ömrü boyunca süren titiz çalışmalarıyla hız kazandırdı. Onun yıllar süren çalışmaları ile bilgi ve deneyim birikimi sonucunda Bilyay Vakfı 4000 cilde yaklaşan bir kitaplığa ve konusunda yurdumuzun en zengin kitap külliyatına sahiptir. Bilyay Vakfı, çağdaş iletişim gereği internete bağlanarak yurt içi ve yurt dışı haberleşmeye yine Ergün Arıkdal’ın son zamanlarında katıldı. Çağdaş iletişim araçlarından yararlanmayı ilke edinen Ergün Arıkdal, çoğunluğu yurt dışından gelen videolardan oluşan zengin bir video arşivinin kurulmasını sağladı. Bilgi ve vazifeye adanmış hayatının son yıllarında, kendini çok zorlayan sağlığının ortaya çıkardığı bütün elverişsiz şartlara rağmen, tüm bilgi iletişim ağlarını kurmaya ve halkıyla bütünleşmeye devam etti. 

Ergün Arıkdal, 1995-1996 yıllarında HBB TV’de “A’dan Z’ye“ programının, “Merak Ettikleriniz“ köşesinde 10 ay süreyle her salı günü tüm Türkiye’ye periyodik olarak seslendi ve seyircilerinin sorularını yanıtladı. Ayrıca Anadolu’dan gelen TV yapımlarına ve sorularına cevap verdi, özel TV paket programları yaptı. Hatta vefatından tam bir hafta önce Adana’da bir yerel TV’den gelen istek üzerine “Kehanetler“ ve “Ölüme Yakın Deneyimler“ adı ile iki program hazırladı. Çağdaş iletişim araçlarının önemine çok inanan ve tüm arkadaşlarının her an yeniye ve yeni bilgilere açık olmasını isteyen, putlaştırmadan ve dar kafalılıktan hiç hoşlanmayan, Yüce Işığın büyük inisiyesi Ergün Arıkdal, Ruhçuluğun temiz ve saf bilgiyi alan ve bilgiyle amel etmek isteyenlerin ihtiyacını karşılayacak bir gelişim yolu olduğunu, ülkemizin bu tekamül yolunun odağı olduğunu ama henüz şuurlar pek bulanık olduğu için bunun farkına varılamadığını, ülke çapında liyakatimizi ortaya çıkarma sınavlarıyla karşı karşıya olduğumuzu biliyordu.

Aramızda değil ama eserleri aramızda olmamasını aratmayacak yakınlıkta.

Kendisini sevgi ve saygı ile anıyoruz.

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru