23.01.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
Kutsal Metinler ve Tebliğler  

Kutsal Metinler ve Tebliğler
Ergün Arıkdal


Geleneksel  dinlerde ve ezoterik öğretilerdeki 'sembollere bürünmüş olaylar ve diyaloglarla "yeryüzü insanı (beşer)"sessiz ve sözsüz olarak, fakat içine, tüm benliğine iletilen bilgilerle eğitilip yetiştirilmeye çalışılmıştır. Kutsal kitaplarda, en eskisinden en yenisine kadar, "dünya insanının atasına",bedende değil ruhta olarak verilen bilgi, öğretilen yasa ve açıklanan tekamül program ve usulünü açıkça gözlemliyoruz. 

Örneğin, Kur'an'da Adem'e öğretilenler,"bu devrin beşeri atasını sembolize eden vazifeli koloniste" bildirilenler, ruha indirilmiş olan bilgiler, yani tebliğlerdir .. "Sadıklar Planı Öğretilerinde" 'ısrarla belirtildiğine göre, ta başlangıçta ruhsal varlığa indirilen "Üç Bilgi" ile başlar. Bu üç bilgi bütün şuurlu hayatın temel yapısını, giderek evreni dolduran kitabı oluşturur: Tanrı'nı bileceksin, kendini bileceksin, tekamül edeceksin. 

Bütün din, felsefe, bilim, fen ve hayat, bu üç temel üzerine bina edilmiş bulunmaktadır. Yaradan'- Ruh - Tekamül üçlemesi evrendekiher şeyi kapsar ve çepe çevre sarar. Bütün eski-yeni, gizli-açık, içsel-dışsal ne varsa bu üçlemenin nuru ile vardır. 

Şimdiye kadar bilinen başlangıçtan, tarihsel ya da taarih öncesi olsun .. bu yana, insanların ve ruhsal mekanizmaların evren içindeki faaliyetleri bu hareketlendirici kuvvetle meydana  gelmiştir. Asıl tohum, asıl "ilahi ateş ", asıl "yüksek akıl", asıl "hakikatin hakikati" bunlardır. 

Demek oluyorki, her faaliyet, her düşünce, inanç ve gelişme, "verilen, ruhun özüne konulmuş olan" bilgiden oluşmakta; evrensel her faaliyet bunun değişik uygulaması, şuurlu yorumundan anlaşılmaya çalışılmasından ibaret bulunmaktadır.

Yorumlama, anlama ve uygulamanın bütun değişik görünümleri , gerek dünyada, gerek evrende, şuurlu varlıkların üç bilgiyi (özlerinde bulunan bu bilgi organını) yeşertmek, yetiştirmek çabasından ileri gelir. Bu, ilk tebliğ, onu izleyen tebliğlerin kökenidir. 

İnsana verilen herşey insanlığındır; insana verilen her olanak, her bilgi her ilham ve sezgi, nihayet tüm kutsal kitaplar insanlığındır. Anlayış ve yorum ayrılığı, yapay bir şuur darlığı, uyur gezer insanın ham yanından doğan bir yanılgıdır. Ayrılıklar, birleşmenin özlemini, iştahını, şuurlu zorunluluğunu öğreten bir yapay durumdur. 

Bu evrensel öğreti yolunun, yüce vasıtası nerede, ne zaman, kime, nasıl, niçin indirilir? 

Her zaman, her yerde, herkese, her vasıtayla,tekamül için indirilir. 
İnsan ve tabiat  canlı ve cansız denilen ilkel ayırıma rağmen, her durumda bir bilginin, Tanrı'lık bir bilgeliğin yoğunlaşmış hali olmakla, kendiliğinden "tebliğ vericilik niteliğini" taşımaktadır. İnsanın ruh halleri,tabiatın olayları, her deneyim başarı yada başarısız sonuyla;. yaşamın farkına varılan heranı tebliğdir. 

Böyle genel ve köklü bir anlam içinde kabul edilince, tebliğlerin değeri daha iyi anlaşılır. Onların değeri, yukarıdaki açıklama çerçevesi içinde ebedidir. Ebedidir, çünki her tebliğ, Bütünsel Hakikat'in realitelere yansıyan ışınlari gibidir. 

"Evren kadar bir aynanın kırıldığını düşünelim. Her ufak parça bütünden bir kısımdır ve Hakikatin parıltısını taşır. 

Değersiz olan nedir? Değer ve değersizlik bir hükümden ibarettir ve rôlatiftir, bunu hepimiz biliriz. O halde tebliğlere, değerli ve değersiz yaftasını yapıştırmadan önce, içinde bulunduğumuz realite ihtiyaçlarına cevap verip vermediğini göz önüne almalıyız. Bugün için bizi ilgilendirmeyen bir tebliğ (daha doğrusu içeriği) yarın hayatımızda bir dönüm noktası olabilir. Zaten hayatımizın akışı, ruhsal ihtiyaçlarımızın itilimleriyle ilgili olarak çeşitli yönlere yönelir. Bu aynı zamanda realitemizin gereği, zorunlu bir sonuçtur. Çocuk için gazoz kapakları bir kıymettir ama yetişkin ona ayağının ucuyla vurur geçer.

Bu nedenle, tebliğlere (genel anlamıyla her türlü spiri­tüel öğreti ve hayatsal hadiselere) gereken 'ilgiyi göstermekte herzaman dikkatli olmak gerekir. 
Tebliğlerin öğretisi, insanlığın tekamül öğretisidir. Bu öğretiler genel. Ve özel anlamlarıyla "Dünya Okulu'nun programını" içerirler. Bu okulun realite realite izleyeceği derslerin hepsi, tebliğlerle verilmiştir ve bu faaliyet devam etmektedir. Bir yandan ruhanı tebliğler ( bütün kutsal kitaplar da bu sınıfa girer) öte yandan olayların düzenlenmesi, Dünya Tekamül Okulu'nun yöneticileri tarafından, her devrenin hakikatine uygun olarak verilmekte ve düzenlenmektedir. 

Bu genel öğreti dışında özel öğretiler yok mu? Buna evet demek gerekir. Zaten ezoterizm bu özel öğretinin ürünüdür. Bir bilgi ve hakikatin, geleneksel biçimde kulaktan kulağa aktarılması, belirli nitelikleri toplayan kimse ya da kimselere öğretilmesi özel öğretidir. 

Fakat şimdi, devrenin sonlarında her şeyin üstü açılmak üzeredir. Herkesin aynı hakikatle yüz yüze gelmesi yakındır. İnsanlığımıza verilen emeğin ürünlerini toplamak için, ruhtan ve insandan kurulu mekanizmalar, uyanık, beklemekte; ekilen tohumların sürgün verip yetişmesini sağlayanların "hasadı biçmeleri". vakti yaklaşmaktadır. 

Bu hasatta, "şuuru uyanıklar" toplanır. Bu hasatta; "nefsin ağırlıklarından kurtulanlar"toplanır. Bu hasatta, "ruh ile maddeyi dengeleyip / hakikatin birliğini bilenler" toplanır. Bu hasatta"Yaradan'ını, kendini, tekamülü aynı boyutta idrak edenler toplanır. 

Hasat zamanı yakındır.

Dinlerin Durumu

Dünyaya indirilmiş en yüce tebliğler kısa zaman sonra insanların çıkarları yönünde kullanılmış ve ona göre yorumlanmıştır. Çünki insanın karakteri böyle bir yapıya sahiptir. Aslında dinlerin hiçbir suçu yoktur. Dinler nasıl kurulmuşsa, özlerinde hepsi bir ve aynıdır. Hepsi Tanrı'nın tekliğine ruhun varlığına, ahirete ve ruhsalllığa bağIıdır, 

Bütün amaç ınsanların, zihinlerini, gözlerini,kulaklarını Ruhsal Aleme, Yüce Sisteme açık tutmalarını şağlamaktadır. Dolayısıyla kılavuzluk aracılığıyla bu dünya olaylarından geçebilmenin olanakları insanlara verilmiştir .. Bütün dinlerin özü budur. İstenen tarzda, çok çeşitli biçimlerde bu öze hizmet edilebilir. Tarz önemli değildir. Önemli olan anlayış ve vicdanın duyuş, şekline göre hareket etmektır. Ama aynı zamanda unutulmamalıdır ki yapılan bütün işler TEK ve YÜCE OLANA hizmetten başka bir şey değildir 

Herkes berebiIdiği oranda O'na bağlılığını. O'nun hizmetinde olduğunu, her durumda O'nun şemsiyesine, O'nun enerjisine, O'nun himayesine muhtaç olduğunu bilmelidir' Aslı da budur .. Bu, bütün dinlerde aynı

Anlam, aynı motif olarak ele alınmıştır .Aynı anlamın çeşitli şekillerde ifade edilmesi önemli değildir. 

Ancak bir gerçek vardır ki o da, mevcut bütün dinlerin, kendi içindeki her türlü yorumu bitirmiş olmalarıdır. Artık o kitaplardaki bilgilerden, indirilmiş olan o sözlerden daha büyük, daha gelişmiş, daha hızlandıncı bir yeni bilgi çıkarmak mümkün değildir. Eğer bunu çıkarmaya kalkarsanız, kişisel yorumlar yapmış olursunuz.Çünki bir kutsal kitabın yorumunu yaparken, daha üstün olması gereken bir yorum çıkarmak zanındayız. Yeni bir yorum diğerine kanıt olmalıdır. Burada bu söylenmiştir, şurada şu söylenmiştir gibi ele aldığımız zaman, bunların. hepsi bir fikri doğrulayan niteIikte olmalıdır.        . 

Dinsel kitaplarda, bu kendi kendini kanıtlama konusu hemen hemen sona ermiştir, Hiçbir din, hızla ilerlemekte olan insan varlığının hem ruhsal hem zihinsel ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeni bir yoruma uygun değildir. İnsalların gelişiminin sınırı yoktur. Olanak bulukça atılım yapıyor,gelişiyor, Demek ki yorum yapılamaz hale geliyor. Ancak o yorumlardan yararlanabilecek insanlar hala vardır, ama büyük bit çôğunluk için yararlı değildir. 

Biz insanlık olarak, birden bire, ruhsal ve şuur seviyesi bakımından hızlı bir yükselmeye tabi tutulmuşuz. Bir gelişme olmuş, ancak bunu açıklayacak bilgimiz eksik. Yorumlar yetmiyor . Karşılaşılan olağan üstü şeylere öyle yorumlar getiriliyor ki, hiç kimse bunlara iltifat etmiyor. Örneğin, Kur'an'da,"Sana ruhu soruyorlar, onlara deki ruh Rabbimin emrindendir; size az bir ilim verilmiştir.’’ denir; Siz fazla uğraşmayın denmesine rağmen, İslam toplumu dahil, Avrupa ve bütün dünya ruhsal fenomenlerle meşgul.Samimi bir insan, "Acaba benim dinimin buna verdiği cevap nedir? Ben bunlarla uğraşmıyorum ama bunları görüyorum ve yaşıyorum. İşte tanığı, işte ispatı; diye soryor.Ama dini ona'''Bu konuda bir şey yok, fazIa uğraşma. Sen bilemezsin. Bunu yalnız Tanrı bilir." diyor. Diğer taraftan ise eskiden tarikatlar, dergah kuruldu, günümüzde ise dernekler kuruluyor,endüstrileşiliyor, kurumlaşıyor. Tüm dünyada bu fenomenleri inceleyen bir yığın üniversite kürsüsü var. 

Bilgi fukaralığı bütün dinsel akımlara yayılmıştır. İnsanın sağduyusuna,. düşünsel ihtiyaçlarına cevap veremeyecek bir tıkanıklık içine girmişlerdir. Bütün dinsel metinler kapalı bir sistem oluşturmuşlar, ne içeriden dışarıya, ne de dışarıdan içeriye girilebiliyor. 

Bir benzetme yapmak gerekirse:. Hükumet binası niye vardır? Kaymakamıyla, memuruyla, polisiyle niye vardır? Vatandaşın işlerinin görülmesi içindir. Ama, öyle bir duruma geliyorlar ki, içerideki insanlar kesinlikle vatandaşın işini görmüyor. Kaymakam kaymakamlık için, sağlık müdürü müdürlük için oturuyor. Hiçbir vatandaştan haberleri yok. Hükumeti değil, hükumet binasını korumaya başlıyorlar .İşte dinlerin durumu bugün bu şekildedir. 

Birleştircilik çok önemli bir şeydir. Hangi metni ele alıyorsanız; öncelikle şuna bakınız: Birleştirici özelliği var mı, insanları ve olayları birbirine bağlayarak/ hepsini bir noktanın tepesine kadar götürebiliyormu? Bunları dinsel metinlerde zor bulursunuz. Yahava İsrail oğullarına sahip çıkmıştır. Onun dışındakilerin hepsi aşağıdır. Hrıstıyanlık aşağı yukarı böyledir, ama İsa'nın kendisi değil. Onun sözleri pırıl pırıl parlıyor ortada. İslam,da bir kafir kelimesi yüzyıllardan beri istismar edilmiştir. Halbuki kur'an, kafir kelimesini asla o manada kullanmamıştır. Kur'an çevirilerinde sağcı, solcu terimlerine rastlarsınız .Ama aslında onlar,olumlu işlerinin karşılığını olumlu alanlar, olumsuz iş­lerinin karşılığını olumsuz alanlar anlamındadır. Ne yazık ki, bu gibi ikilik yaratan yorumların toplum içindeki sonuçları çok büyük olmaktadır. Bunlar hep bilgisizlikten dolayıdır. Şu dünyayı mutsuz yapan şeylerden biride bilgisizliktir. 

Bizim yeni bir bilgiye, yeni bir anlayışa ihtiyacımız vardır. Bu sayede insanlara vaktiyle verilmiş olan metinleri en azından yeniden, bir daha değerlendirelim. Buda dinlerin menfaatinedir, ki gerçek dindarlık başlasın. İnsan­ı Kıtabını sevınçle alsın okusun, neşe bilsin. Yoksa Yukarı'yı kandırmak için ya da Ölülerin huzuru için kitap okunmaz. Kitaplar ölüler için değil, diriler içindir. Ölülerin kitabı başka türlüdür. Yukarıya Kutsal Kitap götürülmez, herkes kendi kitabını yanında götürür. 

Taş yerinde ağırdır, orada kalır; ama su devam eder. 

İnsan suya benzer, tekamülü, gelişimi suya benzer. Yolunu buldu mu gider.Ama taş orada kalır. Bazı bilgilerde taş gibidir, yerinde kalır, yosun tutar, Görevini görür ve o taştan yararlanacak olanda yine insandır. Ama siz, su gibi istediğiniz biçimde akar gidersiniz, Ve size hiç kimse engel olmaz, o acımaz da.

Her din kendi konumunu korur, ama şu kesin ki bütün dinler aynı ilkel aynı anlayış, aynı çatı altında olacaktır. Tekbir din gibi,hepsi aynı bahçenin içinde. Seninki ayrı, benimki ayrı davası yok. Hepsi insanlar içindir. Bangi yoldan giderseniz gidin doğrusunu bulacaksınız.· İş. buraya gelmektedir. Böyle bir birlik anlayışına ulaştıktan sonra, hangi yoldan gidilirse gidilsin doğru yoldan gidiliyor demektir. 

Peki bu zamana kadar niye bu yapılmamış, bunu kimse yapamamıştır ? Hep ayrılık getirmişlerdir. İnançlar insanları böler. Eğer statik kalınırsa bölünürler, ama köklerini birleştirirseniz, ayrı ayrı ağaçlar çıkmış olsa da, aynı toprağın ürünü, bereketi olduğu için birbirlerine ters gelmez. Günümüzde ise, aynı inançlar bile kendi aralarında mezheplere, tarikatlara bölünmüş durumdadır. 

Gerçekten de bütün insanlar özde kardeştirler. İnsanlar öncelikle inançta birleşmelidir. Ondan sonra herşeyde birleşirler. Ve artık vicdanlar yeniden, bir tek plana tabi tutulmaktadır. . Başka türlü çalışmaya başlıyor. Saatin tersi yönünde çalışıyorlarsa, artık saat yönünde çalışmaya başlıyorlar. Bunları hep birlikte yaşayacağız.

Dünya Okulunun Yöneticilerinin 
Hedefleri

Ruhsal Yönetici Mekanizmalar insanlara, bu okulun öğretisine uygun olmak üzere, onların seviyesine göre bilgi vermişlerdir. Beşeriyet, tekamülünün daha ileri safhalarında, gerçek insanlar arasına karışacakları için usul, edep, erkan, terbiye ve bilgi öğrenmek zorundadır .. Bu yüzden de, 25.000 yıllık bir süre içinde bu eğitim tamamlanılmaya çalışılmıştır.

Beşer hali içindeki İnsanlık yaşarken, bu görgü kurallarını öğrenmek zorundadır ki, ileride gerçek insanlar arasına karıştığında, neyi nerede yapması gerektiğini bilsin. İşte bu nedenlerle Ruhsal Yönetici Mekanizmalar, çeşitli zamanlarda, çeşitli bilgilerle beşeriyeri beslemişler. takviye etmişler, edeplenmelerini sağlamaya çalışmışlardır. Kitaplarda bu sebeple indirilmiştir. Kitapların her biri bir öğretim sistemi olduğuna göre, her biri de bir yol demektir. Dinler de böyle meydana gelmiştir. Bu'yolların her biri, beşeriyetın daha üstün bir realiteye geçebilmesi için gerekli olan bilgilerdir .. Bu bilgiler onlara, tatbik edebilecekleri ve tatbik edebilmelerinden dolayı yaşayacakları ruh halleri sağlayacaktır. Bu ruh hallerinin gösterdiği gelişime göre de varlık tekamül eder.

( Büyük Sentez Tekamül - Ergün Arıkdal )

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru