20.06.2018
ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
ışığa doğru ışığa doğru
 
SİRİUS MİSYONU CELSE 4  

PLAN: Sirius Misyonu                                                                         
 20 Mayıs 1982
Celse: 4

Medyom: Ergün Arıkdal
Hazır Bulunanlar: Mehmet Sancar, Güven Erer, Ahmet Hızveren

    P.: Evet.
    M.S.: Geçen celsemizi aramızda müzakere ederek şu soruları tesbit ettik:
    Ruh bir elektronsa, bizim basit fiziğimizdeki elektronla hiç mi ilgisi yoktur? Örneğin, bizim basit fiziğimizdeki elektron da enerji yüklü fakat mahiyeti iyice anlaşılamayan elementer bir taneciktir. En basit element olan hidrojen atomu, bir elektron, bir protonun birleşimidir. Diğer elementler de giderek çoğalan elektron, proton birleşimleridir. Yani maddesel yapının esasını da elektron oluşturduğuna göre, ruh karşılığı seçilen elektronla, mahiyeti henüz tam bilinemeyen bizim elektronumuz arasında, temelde olsun, hiç mi benzerlik yoktur?
    P.: Gösterdiğiniz bu incelik için teşekkür ederiz. Demek ki sizlerle bazı hususları daha açık şekilde konuşabileceğiz.
    Kainat, bir mutlaklık arz edecek kadar sonsuzdur. Bunun içerisinde, belli sınırları içerisine dağılmış alemleriniz vardır. Alemleriniz, ihtiva ettikleri canlılık ile evrenin amacına uygun faaliyet gösterirler.
    Her şeyde, evrene ait sonsuzluğu ihtiva eden elektron vardır. Dolayısıyla, sizin maddesel olarak vasıflandırdığınız elektron ile alemleri oluşturan, dolayısıyla kainatın iç bünyesini meydana getiren elektron arasında temelde hiçbir fark yoktur.
    Her zaman kavramakta güçlük çekilen, enerjinin terakümüdür. Güneşinizin enerji terakümü, gezegeniniz üzerindeki hayatı meydana getirmiştir. Bizim enerji terakümümüz, sizin güneşinizle beraber 28 güneşi meydana getirmiştir.
    Şimdi; enerjinin terakümü tek yönlü ve tek şekilde değildir. Onu, sonsuz bir şekilde, sonsuz yönde ve sonsuz boyutlarda düşünmenizin şimdilik imkanı yoktur. Bu bakımdan sizlerle olan konuşmalarımızda, ancak sizin bir kademe üzerinde mevcut olan bilgileri aktarmaya mecburuz.
    Temelde elektron olarak kainat bir teklik içerisindedir. Sizin birlik, vahdet dediğiniz ve bütün varlıkların en büyük idealleri olan bu yön, giderek yoğunlaşan bir enerji terakümünün kaymalarından meydana gelen çeşiti hayat safhalarını, bilmek, görmek, alemi tanımak ve bütün birleşmiş bir elektron olarak daha yoğun bir hale geçmek, sizlerin tekamülünüzü dolayısıyla idealinizi teşkil eder.
    Enerji yoğunlukları belli bir kesit içerisinde kontrol edildiği vakit, en azından 
sizlerin kavrayabilmeniz için iki tip elektronla karşılaşırız. Biri maddenin, diğeri ruhun esasını teşkil ederler. Bunların yekdiğerine etkileri daima mevcuttur. Fakat bunların birbirlerine karışmaları söz konusu değildir. Fakat bu sınırın nerede başlayıp nerede bittiğini de dünyasal realitenizin sağlamış olduğu bilgiler vasıtasıyla anlamanıza da şimdilik imkan yoktur. Bu nedenle, ruhsal elektronla maddesel elektronu kendi boyutunuzda tefrik ediniz. Onları birbirinden ayrı olarak mütalaa ediniz.
    Fakat şunu da gözden uzak tutmayınız ki, alemlerinizde öyle enerji terakümüne uğramış maddesel ismini verdiğiniz elektronlar mevcuttur ki, bunların ihtiva ettiği bilgi kapasitesi, şu anda sizin ruh ismini verdiğiniz elektronun bilgi kapasitesinden daha yüksektir.
    Elbette ki bu anlattıklarımız ancak bir bilgi olarak sizlere fayda sağlamadan kabul edilebilir.
    İnsan varlığının özel bir durumu mevcuttur. Sizlerin enerji terakümünü, içinde bulunduğunuz maddesel boyutun enerji terakümünün 12 mislidir. Bu bakımdan kendinizle ilgili olan her çalışmada, maddenin geliştirmiş olduğu enerji faaliyeti arttıkça, sizinle olan orantı nisbeti de o derecede artar. Yani siz, hiçbir zaman oniki’de bir nisbeti kaybetmezsiniz. Maddenin enerji terakümü arttıkça, yani ondaki elektronun içerdiği bilgi genişledikçe, sizin 1/12 nisbetinde bir genişlemeniz söz konusudur. Her genişlemeniz, farklı enerji yoğunluğunda bulunan bu elektronlar arasındaki münasebetin, giderek daha sıkı bir şekil almasını sağlar. Maddenin kesafetindeki, enerji kesafetindeki ziyadeleşme, artış, sizin 12 misli güçte olan enerjinizin bir kademe daha genişlemesini sağlar. Ve ruh varlığı dediğiniz yoğun enerjili elektron, madde dediğiniz, ruha nazaran 1/12 nisbetinde yoğunlukta olan elektrona sürekli olarak impuls yollar, tembihte bulunur. Böylece maddenin tekamülü sağlanmış olur.
    Esasında maddenin tekamülü demek, onun elektronundaki bilginin genişlemesi demektir. Bu bilgiyle beraber, genişlemekte olan enerjinin tesir sahası, ruhun daha geniş bir alan içerisinde tecrübe yapmasını ve kainatla olan derin münasebetini arttırır. Doğuşunuzun asıl sebebi budur. Maddi elektrona bağlı olan bilgiyi almakla beraber, ona yeni bilgiler de kazandırmak, onun 12 misli fevkinde bulunan ruh elektronun görevidir. Çünkü bu enformasyonun, bu bilginin, giderek yaygınlaşması, genişlemesi, yani enerji yükünün artması, giderek onun daha mütekamil bir elektron olmasını sağlayacak ve sonsuzluk içerisinde belli zaman kesitlerinde, sizin göreceğiniz vazifeyi ruh elektronu olarak o görecektir.
    Şimdi; tek bir elektron için macera böyle olmakla beraber, bir yığınak halinde elektronları düşündüğünüz vakit olay başka türlü cereyan eder. Nasıl ki maddenin 
kendi arasında, çeşitli enerji yoğunluğunda bulunan elektronlar mevcut ve buna bağlı 
olmak üzere de çeşitli enerji alanları mevcut ise, ruh elektronuna bağlı olmak üzere de çok çeşitli, çok değişik seviyeli varlıklar mevcuttur. Her iki tarafın da ortalaması, o varlığın veya şeyin kişiliğini teşkil eder.
    Bu soruya bugünlük bu kadar cevap.
    M.S.: Efendim, bundan sonraki soracağımız soruların hemen çoğu, bu cevabınızın içinde cevaplanmış bulunuyor. Fakat eksik veya yanlışlarımızın teyidi bakımından bu soruları arz etmek istiyorum, müsaade ederseniz.
    P.: Buyurun..
    M.S.: “ Elektron ile enerjinin temerküz edip yoğunlaşarak sürekli bir neşriyat içerisinde kalmasından doğan özel bir yapıdır” denildi. Bu özel yapı giderek gelişiyor, büyüyor. Ve eski Mısır’ın güneş kursu ile simgelendiği dev bir elektronu oluşturuyor. Buradaki çoğalma, büyüme, gelişme, teklik içinde olmaktadır. Örneğin, ilk enerji de giderek temerküz ve dolayısıyla yoğunlaşmasını arttırarak dev bir elektronu oluşturuyor diyebilir miyiz?
    P.: Daha evvel söylediklerimize göre yeniden düşününüz.
    M.S.: “ Elektron, bütün bilginin nüve halinde, enerjetik bir vüsatte konsantre olup biriktiği yerdir” tarifinizle, Sadıklar Planı’nın bize anlattığı “ öz” tarifi, aynı şeyleri anlatıyor. Örneğin, öz’de de bütün Tanrısal bilgi, evren bilgisi, çekirdek halinde meknuzdur, denilmişti. Ve ilk yaratılanın da öz olduğu söylenilmişti. Bu iki tarif arasında bir ayrılık varsa, açıklamasını rica ediyoruz.
    P.: Buna da gereken cevabı verdik. Burada size bir hususu ifade edelim: Bizim sizlere anlatmaya çalıştığımız ve medyomun kapasitesine göre aktarmaya çalıştığı bilgi, Dünyanızda çok az insana, daha kapalı olmak üzere verilmiştir. Sizin bir rüçhaniyetiniz var. Daha evvel belirttiğimiz gibi, özellikle medyomunuzun gelişindeki bazı özel sebepler nedeniyle, bu bilgilerin insanlar tarafından herhangi bir noktadan itibaren bilinmesi gerektiği şart olmuştu.
    Elinizde mevcut, özellikle 3500 yıldan beri, insanlara kendi kapasitelerine göre bilgi veren ve sizlerin mitolojide Tanrılar olarak ifade etmiş olduğunuz, Alfa tipi elektron enerjisi taşıyan varlıkların görevi bitmiştir. Onların sizlere bırakmış olduğu bilgi, sizlerin enerji yoğunluğunuzu arttıracak düzeyde değildir.
    İnsanlık, bütün çirkin manzarasına rağmen elektronik enerji seviyesini, maddenin elektronik enerji seviyesine bağlı olarak genişletebilmiştir. Ve bu bakımdan yeni çağın bilgisi de bir zaruret olrak verilmiştir.
    Yeni çağın bilgisi, hiç şüpheniz olmasın ki Alfa sınıfı bilgiyi tamanen tadil edecektir. Bu gerçekten, sadece sizde olan bir değişim değildir. Planetinizin bütün noktalarında olan bir değişimin sonucu, kendi sisteminize doğru yayılan, sisteminizden size doğru dalga dalga gelen elektron oklarının, nihayet düşük seviyeli enerji kalkanlarını parçalayıp içeriye sızmalarından doğmuştur.
    Sözlerimizi hayali romanların cümleleriyle karıştırmayınız. Bunları söylerken medyomunuz kat’iyen anlamıyor. O da en azından sizler kadar, anlatılan şeylerin üzerinde uzun uzun düşünerek kavramaya çalışıyor, ya da hatırlamaya.
    Bu bakımdan şunu tekrar belirtelim ki, biz sizlere hala bilginin kapısını açmış değiliz. Sadece değişik tarzda düşünmenize yardım edecek bazı çelişik noktaları göstermeye çalışıyoruz. Değişik düşünmeye, alemi değişik tanımaya ve kavramaya alışmanız gerekir.
    Dinleriniz, sonu bitmiş yollardır. Felsefeleriniz, suyu kurumuş kuyulardır. Tek açık olan yolunuz; henüz emekleme çağında olan araştırıcı, deneyleyen biliminizdir.
    Bu bakımdan, mevcut bilgilerinizi ilmi bir şekilde yeniden kazanmak için çok gayret göstermeniz gerekecektir.
    3500 yıldan beri, sizlerin enerjinizi yükseltmeye çalışan ilahların görevi bitmiştir. Sizlere verilecek olan bilgilerin seviyesini yükseltmek, sıklığını arttırmak için, yaratılmış tabiat ile yaratan tabiatı yeniden anlamanız gerekir.
    Başka sorunuz var mı?
    M.S.: Bir planın uzantısı olarak, Romalı bir varlık tarafından bize ruhsal enerjiden, hayat ve zaman enerjilerinden söz edilmişti. “ Hayat ve zaman enerjilerinin değişik oranlarda karışımı fizik enerji türlerini, ve dolayısıyla da değişik mekanları oluştur” denilmişti. Fakat bunların tek olarak evreni oluşturamayacaklarını ve ruhsal enerjinin bu iki tür enerjiden üstün, ve onları tasarruf edebilen tek enerji olduğu belirtilmişti. Sadıklar Planı’nın son celselerinde bizlere ifade etmiş olduğu, belirtilen enerji türleri bunlar olsa gerek. İlk enerjinin hepsini ihtiva ettiği bu enerji türlerinden ruhsal enerji elektron mudur? Yahut ruhsal enerjiyi, bize elektron ile ilgili olarak lütfen açıklar mısınız? Ve sözünü ettiğimiz “ Romalı bir varlık” Sadıklar Planı’nın bir uzantısı mıdır?
    P.: Sorunuzu anlayamadım, tekrar özetler misiniz?
    M.S.: Efendim, Sadıklar Planı’nın celseleri bittikten sonra, bize kendisini Romalı bir varlık olarak tanıtan ve bir planın uzantısı olduğunu beyan eden bir ruhsal kaynakla ilişki kurmuştuk. Bu ruhsal kaynak bize, hayat enerjisinden, zaman enerjisinden ve bunlardan üstün olan ve bunları tasarruf edebilen ruhsal enerjiden söz etmişti. Bu ruhsal enerji, şimdi sizin bizlere ifadeye çalıştığınız elektronla bir midir? Yahut ondan farkı nedir? İkincisi, Sadıklar Planı’nın uzantısı mıdır bu kaynak?
    P.: Enerji tekdir. Ve o, elektronlara sonsuz yoğunlukta yerleşmiştir. Her yerde, 
her boyutta, her şeyde enerji vardır. En başta da söylediğimiz gibi, sizin ruhsal olabilmeniz, madde enerjisinin 12 misli bir yoğunlukta olmanızdan teşekkül etmiştir.
    Bu kadar.
    M.S.: Efendim, burada bir şey sorabilir miyim? O zaman ruh ve madde elektronları ikilemi ortadan kalkıyor mu?
    P.: Sizin boyutunuz içerisinde hayır.
    M.S.: Devam edebilir miyim efendim?
    P.: Evet.
    M.S.: Bize bu enerji türlerini nakleden kaynak Sadıklar Planı’nın bir uzantısı mıydı?
    P.: Bilmiyoruz.
    M.S.: Bir başka sorumuz da şöyle efendim: Sadıklar Planı’nın 22 Mart 1968 tarihli bir tebliğinde şu ifadeler var: “ Kainatın her noktasında eğer bir enkarnasyon konu ise bunun biçimi, yani şekl-i sureti insandır. Bu şekl-i suret, yani insan, henüz hiçbir şeyini bilmediğiniz büyük prensip ve kanunları teker teker sembolize eder. Ve insan, bütün bu kuvvetlerin birer sembolüdür. Ve ancak en yüksek cevheri haiz ruhsal cevheriniz, böyle bir surete tabi olmaya layıktır.” Buradaki ruhsal cevher elektron mudur efendim?
    P.: Üçüncü kez tekrar ifade ediyoruz ki; sizlere verilmiş olan bilgiler, özellikle Sadıkların yaptığı takrir, 3500 yıllık bir birikimin geçişini sağlamak için, dönüşümü meydana getirebilmek için, elektronik hızın girdaplarının artmasını sağlamak için verilmiş bilgilerdir. O bilgilerde büyük enerjiler yüklüdür. Fakat şimdi sizlere vermeye başladıklarımızla beraber, birçok yerlerini yeniden anlamak ve inşa etmek zorundasınız, yeniden anlamak ve inşa etmek zorundasınız.
    Cevabımız bu kadar.
    M.S.: Efendim, “ özellikle zaman enerjisi, elektronun büyük bir kısmını teşkil edecek hammadeyi sağlamıştır” sözünüzü hiç açamadık. Lütfen açıklar mısınız?
    P.: Bir daha okur musunuz?
    M.S.: ( Sual tekrar edildi.)
    P.: Elektrona intikal eden bilginin yerleşmesi ve o bünyede gerçek bir muhteva olabilmesi için, zaman enerjisinin bir doku gibi bütün bilgi şebekesinin içerisine sızması gerekir. Eğer zaman enerjisi olmasaydı, bilginin elektronda sabitleşmesi mümkün olamazdı.
    Bu kadar.
    M.S.: Ruh, insan olarak maddeyi tekamül aracı olarak kullanıyor. Tıpkı bunun gibi, ruhu da elektronun tekamül aracı olarak kullanmakta 
olduğunu söyleyebilir miyiz?
    P.: Anlattığımız bilgilerle sorunuzun başka türlü anlaşılması gerekir.
    M.S.: Tekrar düşünelim efendim. Geçen celsemizde anlamadığımız bir husus var. Onun açıklamasını rica ediyoruz:
    “ Cebrail’in bizden farkı yoktur. O, elektron seviyesi, daha doğrusu elektronda mevcut enerji düzeyi biküler sahasını geçmiş olduğu için bilgiyi mücerret, yani soyut bir halde, nötralize ederek yani yalınlaştırarak, belli bir mekanda yoğunlaştırmayı sağlayabilen bir varlıktır” ifadenizdeki biküler sahasını anlayamadık. Lütfen açıklar mısınız?
    P.: Cebrail’in biküler sahayı kullanması söz konusudur. Biküler saha, bir sistem içerisindeki enerji alanlarının bileşkesi demektir. Bu, bütün varlıkların çeşitli seviyelerde kullandıkları bir yetenekleridir. Yalnız, Cebrail’de mevcut olan, sistem büyüklüğünde bir uygulamadır. Sizlerin de büküler sahayı kullandığınız her zaman vakidir. Mesela şu anda dahi medyomunuz, mesela biküler sahayı kullanarak sizlerin meydana getirmiş olduğunuz enerji alanının bileşkesine göre, bir nev’i ortalamasına göre bir enerji alışverişi içerisindedir. Ve size bilgi aktarmaktadır.
    Bu kadar.
    M.S.: Teşekkür ederim,efendim. Evrensel entropi ile, insanın sürekli olarak evreni etkileyen değişimlere uğratmasından ne anlamalıyız?
    P.: Siz bu sualinizi anladınız mı? 
    M.S.: Pek anlayamadım da onun için açıklamasını rica ediyoruz.
    P.: Sorduğunuz soruyu anladınız mı?
    M.S.: Esasında evrensel entropinin açıklamasını rica ediyorum?
    P.: Entropi. O sizin dünya deyiminiz. Fakat anlatmak istediği şey, bütün alemlerde caridir. Yoğunluk itibariyle enerji alanlarının ve tekasüf etmiş enerjilerin, devamlı olarak genişlemek, bulundukları muhitin veya alanın dışına taşmak, evrensel çekim yasasıyla haklı olarak Entropiyi meydana getirmektedir. Yani bulundukları sistemin dışına taşması eylemi. Buna mukabil, Entropinin bu dağılımcı hususiyetine karşılık, sistemlerin ve bunları dışarıdan muhafaza eden alemlerin belli enerji yoğunluklarını sağlayabilmesi için de Entropiye zıd, geriletici bir faaliyet de mevcuttur.
Anlayabileceğiniz seviyede bir örnek:
    Hayatınız, yani organik maddenin enerjetik kaybı, bütün frenlemelere rağmen entropi yönünde gelişmektedir. Ve bu sizin deyiminizle ölümü teşkil eder. Ama elektronik bilginiz genel ortalamasında ihtiva ettiğiniz bilginiz arttıkça, bu dağılmaya karşı ondan daha güçlü olmak üzere toplayıcı enerjiniz galip gelecektir. Bu da sizin çok yaşamanıza ya da bu boyutta olmamakla beraber ölümsüzlüğünüzü meydana getirecektir.
    Henüz anlattığımız bilgilerin yüzde birini dahi kavramış durumda olmadığınız için, sorduğunuz soruların cevaplarını da bu nisbette dağınık olarak vermek zorunda kalıyoruz.
    Sorularınızı geçmiş bilgilerinizin tahkikine doğru yöneltmeyiniz. Sizi yanıltacak veya bağlanmış olduğunuz putlarınızdan ayıracak değiliz. Gerekirse bütün takriri ortadan kaldırabiliriz.
    Size, evreni başka türlü harflerle ve yazılarla ve imajlarla okumak imkanını sağlamak için bir pencere araladık. Sizlerin muhteviyatınızı biliyoruz. Zarfın içinde olanı, bizim için, okumak hiçbir şeydir. Sizler için bir yol hazırlamaya çalışıyoruz. Çünkü gerçekten bazı işlerin görülmesi için sizlerin daha hünerli olmanız gerektiğine karar verildi. Bunları sizlere anlatacağız ve öğreteceğiz. Her yeni değişimde mutad olarak insanoğlu direnç gösterir. Direncinizin şu faydası vardır: size enerjisini gönderen sistemin dozunu ayarlamasına yardım etmiş oluyorsunuz. Şimdi biz de aynı şeyi yapıyoruz.
    Allahaısmarladık.
    M.S.: Allahaısmarladık.

 

SON GİRİŞLER
CHAKRA
RUHSAL AKTÜALİTE
REİKİ
SHAMBALLA ŞİFA SİSTEMİ
NLP
EFT
FENG SHUI
MEDİTASYON
YOGA
YAŞAM KOÇLUĞU
PRATİK BİLGİLER
NADİR ÖZYİĞİTTEN MAKALELER
EVRENDE ZEKİ HAYAT
TEKRARDOĞUŞ-ENKARNASYON
RÜYALAR
PARAPSİKOLOJİ
ÖLÜM-ÖLÜME YAKIN DENEYİMLER-ÖTEALEM
NEW AGE
KAYIP UYGARLIKLAR
YARATICI İMGELEME
REGRESYON TERAPİSİ
ÖZLÜ SÖZLER
ALDEA NIN KALEMİNDEN
GMA-GÜMÜŞ MOR ALEV ENERJİSİ
BOLLUK VE BEREKET BİLİNCİ
ERGÜN ARIKDAL
BEDRİ RUHSELMAN
SPİRİTÜEL PAYLAŞIMLAR
ALİ KARACA'DAN PAYLAŞIMLAR
SİRİUS MİSYONU TEBLİĞLERİ
ALTIN ÜÇGEN ENERJİSİ-GOLDEN TRIANGLE HEALING
IŞIL JALE
MAKALELER
ETKİNLİKLER
BİLİNÇALTI ,TELKİN VE OLUMLAMALAR
DUYURULAR
ÇALIŞMALARIMIZDAN GÖRÜNTÜLER
EĞİTİMLERİMİZ
ÜRÜNLERİMİZ
KİTAPLARIMIZ
SORU-CEVAP BANKASI
ŞİİRLER
ÜYELERİMİZDEN GELEN YAZILAR
HİKAYELER VE ÖYKÜLER
DOĞAL YAŞAM
KİŞİSEL GELİŞİM
TAMAMLAYICI TIP
METAPİSİŞİK SÖZLÜK
RUHSAL TEBLİĞLER
ENERJİ DENGELEME TEKNİKLERİ
TEMEL BİLGİLER
TEMEL KONULAR

 

  ışığa doğru